Seslisozluk.com Forums   Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers


Go Back   Seslisozluk.com Forums > English language help, discussion and fun > Reading and writing

Reply
 
LinkBack Thread Tools Display Modes
  #1 (permalink)  
Old 2009-07-29, 12:16
ayse`'s Avatar
Senior Member
 
Join Date: Nov 2005
Posts: 861
ayse` is on a distinguished road
Default Delikanlı böyle olur..

Delikanlı adamın görüşü keskindir. Bütün renkleri en ince tonlarına kadar görür, hem hoş görür, hem derinlemesine görür. Bilir ki güneştendir her renk; farklı da olsa, aykırı da dursa, kendince, kendi halince bir ışık sunar renkler.

Öyle doğuştan renk körlüğüne mahkûm olmuş garipler gibi, her şeyi ille de kendi gördüğü renk içine tıkıştırmaya çalışmak delikanlıya yakışmaz. Yeryüzünde Rum bebeklerin mavi gözleri de, Kürt bebeklerin sarı saçları da, Türk bebeklerin ak elleri de sevilesidir. Kızılderili oturan boğa da, sarı tenli Hiro da, kara tenli Uko da, soluk benizli Rachel de rahmet güneşine aynı mesafede durmaktadır, şefkat ırmağının yatağında yıkanmaktadır.

Delikanlı adam sınır tanımaz. Yeryüzünün her köşesine adım atmaya hakkı olduğunu bilir. Yurtiçi de yurtdışı da aynı derecede “cennet”tir. Vatanını politikacıların çizdiği çizgiye göre değil, kalbinin aşk kanatlarını açıp açamamasına göre, düşüncelerini bir kelebek gibi özgürce uçurup uçuramadığına bakarak belirler. Bilir ki, Peygamber’in arkadaşları Mekke’de, hem Kâbe’nin yanı başında oldukları halde, hem de Hz. Peygamber’in [asm] dizi dibinde yaşadıkları halde, gerektiğinde Müslüman olmayan ancak adil bir kralın yönettiği Habeşistan’ı vatan eyleyebildiler. Yok öyle huysuz ihtiyarlar gibi, zaten Allah’ın mülkünde olan ülkelerin taşına toprağına küsmeler, göğünü yermeler, güneşini beğenmemeler…

Delikanlı adamın kalbi dupdurudur, dipdiridir. Aşkını mala mülke göre ayar etmez. Sevgisini ırkına, kanına, memleketine göre taksim etmez. Muhabbetlerini çıkarların, yaranmaların, yalakalıkların terazisinde tartmaya kalkmaz. Sevdi mi adam gibi sever; “adam”a muhabbet eder, “insan”ı sever. Tenin sığlığına sığıştırmaya çalışmaz aşkını. Gövdenin kuytularına düşürmez muhabbetini. Suretlerin tuzağına kaptırıp ucuzlatmaz sevgisini. Kadının kişiliğini dişiliğine indirmez. Dişiliği beden parçalarına bölüştüren sözde güzelliklere razı olmaz. Fazlasını ister; azla yetinmez. Hazlarını tene yapıştıranların eksilerek h/az alacağını bilir. Kişilik bekler sevdiğinden, kişilikli sever. Teninin değdiği yere ruhuyla akın eder. Kalıbını koyduğu yerde kalbiyle de var olur.

Delikanlı adamın sevinçleri de hüzünleri de büyük olur. Kalbini duvarların berisine, sınırların gerisine hapsetmez. Kapının dışındakilerle de ilgilidir. Sınırların ötesindekilerle de nefes alıp verir. Sadece yakını görüp uzakları vurdumduymazlığın, ilgisizliğin, sevgisizliğin körlüğüne itmek yakışmaz delikanlıya. Hayallerinin uzandığı yere kadar uzanır ülkesi. Özlemlerinin yükseldiği her zirveye umutlarının bayrağını asar. Bağdat’a düşen bombaları Bursa’ya düşmüş gibi dert edinir. Bosna’nın yetimleriyle ağlar. Necef’in şehitleriyle teselli bulur. Beyrut’ta uykuları füze çığlıklarıyla delik deşik edilen bebelerin ateşli alnında gezdirir ellerini.

Kendini doğduğu yere göre tanımlamak delikanlılığın defterinde yazmaz. Başını toprağından yukarı kaldırır. Bakışlarını herkesi ve her yeri görmek için yukarıda tutar. Hemşerilerinin yanında bir başka sevindirik olur olmasına -ki bunda ayıplanacak bir şey de yoktur. Ancak, asıl yurdunu büyük büyük büyük… babasının yurdu bilir. Adem’in [as] gözlerini hayata açtığı yeri, yani Cennet’i, yani sonsuzluğu, yani ebed ülkesini asıl yurdu bilir. Kendini kendine “Cennetli” diye tanıtır da, “Cennetlik” olmak için yapılacakların ince hesaplarıyla incelir, yücelir. Eninde sonunda yurduna döneceğini bilir. Bilir de, elini asıl yurduna yakışır işlerde tutar, dilini asıl vatanında sonsuzca çınlamaya değer sözlere vurur.

Delikanlı adam sözünün arkasında durur. Haramı helâli bilir. Haramı kendisine kuru bir yasakmış gibi sunanlara aldırış etmez. Harama el uzatmamayı, yalana tenezzül etmemeyi, boş sözlerle oyalanmamayı, sınırlarından öte sarkmamayı Rabbine verdiği sözün hatırı sayar. Helalle yetinirken, kendine ait olmayana el uzatmamayı ilke edinirken, sıradan bir kısıtlanmışlık duygusuyla, istemeye istemeye değil, angarya yükleniyormuşçasına hiç değil; verdiği söze ve söz verdiği Zat’a hürmeti gereği seve seve, koşa koşa, coşa coşa yaşar.



Senai Demirci
Reply With Quote


1 members found this post helpful.
  #2 (permalink)  
Old 2009-07-29, 12:57
sappy's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Jun 2006
Location: cooperville
Posts: 361
sappy will become famous soon enoughsappy will become famous soon enough
Default

Reply With Quote


  #3 (permalink)  
Old 2009-07-29, 13:29
ayse`'s Avatar
Senior Member
 
Join Date: Nov 2005
Posts: 861
ayse` is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by sappy View Post



aslında delikanlı insan boyle olmalı dimi!
Reply With Quote


  #4 (permalink)  
Old 2009-07-29, 13:44
sappy's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Jun 2006
Location: cooperville
Posts: 361
sappy will become famous soon enoughsappy will become famous soon enough
Default

Quote:
Originally Posted by ayse` View Post


aslında delikanlı insan boyle olmalı dimi!
"delikanlı" kavramı fazla dar kapsamlı, fazla at gözlüklü, fazla dogmatik, sınırlayıcı, yargılayıcı ve bir hayli de riyâkar geliyor bana açıkçası..

"insan" olmak kâfi..
"delikanlı"lık gereksiz.

ben'ce.
Reply With Quote


  #5 (permalink)  
Old 2009-07-29, 16:36
ayylince's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Feb 2009
Location: merak et iste:P
Posts: 246
ayylince will become famous soon enough
Default

"Delikanlı adam sözünün arkasında durur. Haramı helâli bilir. Haramı kendisine kuru bir yasakmış gibi sunanlara aldırış etmez. Harama el uzatmamayı, yalana tenezzül etmemeyi, boş sözlerle oyalanmamayı, sınırlarından öte sarkmamayı Rabbine verdiği sözün hatırı sayar. Helalle yetinirken, kendine ait olmayana el uzatmamayı ilke edinirken, sıradan bir kısıtlanmışlık duygusuyla, istemeye istemeye değil, angarya yükleniyormuşçasına hiç değil; verdiği söze ve söz verdiği Zat’a hürmeti gereği seve seve, koşa koşa, coşa coşa yaşar. "

Cok begendim bu kismi,Senai Demirci yazmis ne de olsa
Reply With Quote


  #6 (permalink)  
Old 2009-07-29, 17:29
bezgin25's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Oct 2006
Location: the ANKARA
Posts: 1,782
bezgin25 is just really nicebezgin25 is just really nicebezgin25 is just really nicebezgin25 is just really nice
Default

Şu an itibariyle sanal-idealist bir yazı geldi belki bir daha aşk ve şevkle okumalıyım ki daha iii anlayayım die düşünüyor ve yazının sahibinin gercekten bu kadar delikanlı olmasını temenni ve temayul ediyorum.
Reply With Quote


  #7 (permalink)  
Old 2009-10-14, 19:00
Junior Member
 
Join Date: Oct 2009
Posts: 1
miaNhada is on a distinguished road
Default

GüzeLmiş.TeşekkürLer
Reply With Quote


Reply

Thread Tools
Display Modes

Posting Rules
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
Smilies are On
[IMG] code is On
HTML code is Off
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are On


Similar Threads
Thread Thread Starter Forum Replies Last Post
final dediğin böyle olur sbnmszn Translations and Translators 3 2009-05-08 22:44
Müslüman dediğin böyle olur! ali-karabulut Off Topic 1 2006-06-17 20:48
Bir Türk'ün Çocukluk Anıları Böyle Olur, kopmaya hazırlanın muhteşemmmm üstü... boncuuk Off Topic 64 2005-12-30 21:54
işte öğrenci dediğin böyle olur replica Articles 11 2005-08-21 15:29


All times are GMT +3. The time now is 07:38. (Turkiye time zone)


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.2
Copyright © 1999-2009 seslisozluk.com. All rights reserved. Her hakkı saklıdır.