sesli sozluk forumu | yabanci dil destegi ingilizce turkce yunanca almanca   sözlükSözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers


Go Back   sesli sozluk forumu | yabanci dil destegi ingilizce turkce yunanca almanca > English language help, discussion and fun > Politics and News

 
 
LinkBack Thread Tools Display Modes
  #1 (permalink)  
Old 2005-07-21, 15:30
Banned
 
Join Date: Nov 2004
Posts: 720
sarz is on a distinguished road
Default vah vahdettin vah

-Bildiğiniz üzere son zamanlarda bir Vahdettin tartışması gündemde . Bu kadar çok tartışılmasının sebebi , hain olmadığını iddia eden kişinin Atatürk'e yakın bir görüşün temsilcisi olmuş Ecevit olması.

- Tarih kesinmi yoksa yoruma açıkmı olmalıdır ?

- Atatürk nutukta Vahdettin'i vatan haini ilan etmesine rağmen , Ecevit'in bu iddiası neyi ifade etme çabasıdır? Altında birşey aranmalımıdır?

- Son zamanlarda toplumun bazı kesimlerinin Osmanlı hayranlığını yeniden canlandırma çabası içerisinde olduğu iddia edilmektedir.. Ecevit'i bu çaba içerisine dahil etmek ne derece gerçekçi olabilir acaba?

SAYGILAR ........
  #2 (permalink)  
Old 2005-07-21, 16:09
Senior Member
 
Join Date: Feb 2005
Location: Ankara
Posts: 284
_felsefi_ is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by sarz
-Bildiğiniz üzere son zamanlarda bir Vahdettin tartışması gündemde . Bu kadar çok tartışılmasının sebebi , hain olmadığını iddia eden kişinin Atatürk'e yakın bir görüşün temsilcisi olmuş Ecevit olması.
Aşağıdaki soruları sorarken, aslında niyet ettiği cevapları kendi içinde barındırdığı anlaşılıyor, nitekim, bu kısım da, yine aşağıdaki durum gibi, taraflı bir tutumla yazılmış. Bana kalırsa, gerçek bir soru, ve problem bu şekilde olmamalı. Ama yine de bu başlık altında, sorular nesnelmiş gibi görünse de, ilginç polemikler yapılabilir.
  #3 (permalink)  
Old 2005-07-21, 16:52
Banned
 
Join Date: Feb 2005
Location: manisa
Posts: 69
oeince is on a distinguished road
Send a message via MSN to oeince
Default ..

bir de şunu düşünün..yakın tarihine bilinçli şekilde bu kadar uzak bırakılmış başka bir halk var mısır dünya üzerinde??vahdsettin hakkında kaçımızın söyleyecek sözü var..şimdi birileri 300 yıl dünyasa düper güç olmuş osmanlının tecrübelerinden yararlanıyorsak ve yakın tarihimizi tartışıyorsak bu ancak geç kalmış bir doğru olabilir..
bana garip gelen sayın eski sumhurbakanımız süleyman demirel konudan niçin bu kadar gocunmuştur ve yakınındaki gazetecilere eceviti yerin dibine sokan yazılaryazmnaları emrini vermiştir..
ecevitin söylediği doğru..vahdettin şerefli ve onurlu bir davranış yapmıştır..kendi varlığı devlet demek olduğu halde devletin kasasını boşaltıp gitmemiştir..tekrar ediyorum devlet onun olduğu halde..şu andaki dözde demokratik yöneticilerimizin vahdettinden alacağı çok ders var belki de..çünkü koltuklarından indikten sonra hepsinin kirli çamaşırları bir bir ortaya çıkıyor..
  #4 (permalink)  
Old 2005-07-21, 18:02
phonexf's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Dec 2004
Location: Gonya
Posts: 1,222
phonexf is on a distinguished road
Send a message via MSN to phonexf
Default

oeince
bende vahdettin'in yurt dışına çıkarken kaşıkçı elmasından olan yüzzüğünü devlete bırakarak gittiğini bize öğretilenler arasında. Atatürk'ün sözlerine gelince yeni devleti kurumak için söylenmiş olabilir. (O zamanlar Osmanlıyı yaşatmak isteyen bir çok kişi wardı ve halkında buna meyili vardı). Birde şöyle bir sorun war atalarını kabullenmeyen bir milletin tarih anlayışı ne kadar objektif olur. Tarihi araştıranların ne kadar objektif davrandıkları meçhul.Herkez kendince yorumlar ekliyor. Hatta ben bir tarih hocası tarafından M.K.Atatürk'ün Samsuna gizli görevle gönderildiğini duydum. O zamanki devlet adamları Atatürk'ün düşüncelerinden haberdar olduğu için ve aynı zamanda ingilizlerle iyi geçinmek için Atatürk'e karşı bazı sıradan tepkiler vermişler. Halböyle olunca buyrun size tartışma. Tarih kitaplarında bile polemikler war.

Last edited by phonexf; 2005-07-21 at 18:07.
  #5 (permalink)  
Old 2005-07-21, 18:45
gulliver's Avatar
 
Join Date: Mar 2005
Location: Ankara
Posts: 676
gulliver is a name known to allgulliver is a name known to allgulliver is a name known to allgulliver is a name known to allgulliver is a name known to allgulliver is a name known to all
Default

Ben pek tarihten anlamam da Taha Kıvanç'ın bugünkü yazısı konunun 1991'de de tartışıldığını ve o dönemde Cumhuriyet gazetesi ve Uğur Mumcu'nun da Atatürk'ün Padişahın izni ve ingiliz vizesiyle Samsun'a gittiğini kabul ettiğini yazıyor. Kısa bir yazı okumak isterseniz link burada:

Taha Kıvanç'ın yazısı
  #6 (permalink)  
Old 2005-07-21, 19:48
Senior Member
 
Join Date: Feb 2005
Location: Ankara
Posts: 284
_felsefi_ is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by gulliver
Ben pek tarihten anlamam da Taha Kıvanç'ın bugünkü yazısı konunun 1991'de de tartışıldığını ve o dönemde Cumhuriyet gazetesi ve Uğur Mumcu'nun da Atatürk'ün Padişahın izni ve ingiliz vizesiyle Samsun'a gittiğini kabul ettiğini yazıyor. Kısa bir yazı okumak isterseniz link burada:

Taha Kıvanç'ın yazısı

Bildiğim bir şeyi paylaşayım, belki çoğu kişi biliyordur da. Taha Kıvanç, Fehmi Koru adlı gazete yazarının müstear adı, yani takma ad, fakat, artık deşifre olduğu için manasını yitirmiş durumda, çünkü, yazarlıkta bu yöntem, gerçek kimliğini saklayarak söyleyeceklerini söylemeyi sağlıyor. Bu ad deşifre olduğu zaman, başka bir gazetede başka birisi, Baha Kıvanç adıyla dalgasına yazılar yazıyordu. Ama Koru bu addan vazgeçmedi nedense.
  #7 (permalink)  
Old 2005-07-21, 20:39
Senior Member
 
Join Date: Feb 2005
Location: Ankara
Posts: 284
_felsefi_ is on a distinguished road
Default

Mustafa Kemal, Padişah'ın izin belgesiyle yola çıksa ne olur çıkmasa ne olur, ya da Muhteşem veya Taka Bandırma Vapuru ona tahsis edilmiş olsa ne olur olmasa ne olur!

Herhalde, bu onaylar ve tahsisatlar, saltanatı ve hilafeti kaldırması için ona verilmiş değildir. Mustafa Kemal'in önemi, artık zamanın ruhu olarak, ortadan kalkması gereken imparatorluğu, kurtuluş savaşı süreci içinde bir Cumhuriyete dönüştürmüş olmasıdır, bunun fikri öncülüğünü ve liderliğini yapmış olmasıdır.

Bu ve benzeri tartışmaların ciddi olmayanları, Cumhuriyet öncesine, tarihsel bir bakışla değil, siyasal bir bakışla ve tarafgir bakanların tartışmaları. Çünkü, bir taraf Mustafa Kemal'i futbol takımını savunur gibi savunuyor, diğer taraf ise, kuyruk yarası var, M.K'nin aslında sıradan biri olduğunu göstermeyi istiyor.

Kuyruk yaraları var çünkü, saltanat ve hilafet kaldırılmış, ülkenin dinsel niteliği tamamen dışarda bırakılmış ve bunlara bağlı onlarca başka değişim. Bunlar Atatürk'ün büyük adam sayılmasını hiç istemezler, ve ona düşmanlık yaparlar. Daha 5-10 sene öncesine kadar RTErdoğan da böyle yapıyormuş. Ama oportünizmin sonu yok. Atatürk'ün dalkavukluğunu yapanlar da az olmasa gerek. İnsanların her türlü duygusu sömürülebilir çünkü. Ayrıca hakim olandan yana olmak her zaman kolay kazançtır.

Bu tartışma aslında o kadar önemsiz bir şey değil, çünkü, Türkiye'deki Sağcılığın ve Solculuğun temelleri burda yatıyor. Batıdaki ülkelerdeki Sağcılık Solculuk kesin daha farklıdır. Hiç şüphesiz, Türkiye'deki sağcılar özellikle daha eskilerde dolaylı olarak ya da dolaysız olarak Cumhuriyet devrimi ve onun bütün kurum ve kuruluşlarıyla yerleşmesi konusunda karşı devrimci bir duruma düşmüşlerdir. Türkiye'nin tarihi, bu iki gerilim arasında ve ABD'nin komünizme karşı mücadelesinde Türkiye'nin sağcılarını parmağında oynatmasıyla oluşmuştur.

En ilginci de, MHP'lilerin durumu, çünkü, ideolojileri gereği sahip olmaları gereken Atalar'ı solcu bir adam. Dikkat edenler bilir. Mhp'liler ve diğer sağcılar Atatürk diye konuşurlar, Mustafa Kemal demezler.
  #8 (permalink)  
Old 2005-07-22, 00:10
Banned
 
Join Date: Nov 2004
Posts: 720
sarz is on a distinguished road
Default

-Ben ülkücülerin neyi savunduklarını bir türlü çözemedim zaten ..... Aslında ...... ülkücüyüm diye geçinen birçok insanın ülkücülük kavramıyla yakından uzaktan ilişkisi yok. örnekler vermek isterdim ama şimdi olmaz ...

- Felsefi teşekürler yazımı eleştirdiğiniz için ama elimden geldiğince objektif yazmaya ve önyargısız sorular sormaya çaba gösterdim ... Siz ne tür bir yazı yazardınız acaba böyle bir konuda ?? Galiba önceden yazdığım yazıların etkisinde kalarak böyle bir eleştiride bulunmuşsunuz ... Yinede sağolun ...
  #9 (permalink)  
Old 2005-07-22, 00:45
suildur's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Dec 2004
Location: Antalya - İstanbul - İzmir
Posts: 1,641
suildur is on a distinguished road
Default

Mustafa Kemal elbette Vahdettin'in izin belgesi ile yola çıkacaktı, zira Samsun'a Ordu Müfettişi sıfatı ile gidiyordu. Ayrıca, İstanbul İngiliz işgali altında olduğu için elbetteki İngiliz vizesi ile yola çıkacaktı. Bunlardan daha doğal ne olabilir?

Fesupanallah diyorum... Tarih bilmemezlik diyorum, tarihi saptırmak diyorum... Ar damarı çatlamıştı, akıl mantık da kalmamış artık diyorum.

Yani bunları bilmiyor muyuz? "Nutuk" orada, belgeler orada, Mustafa Kemal'in kendi ağzından okuyun olanları, hem de kanıtlarıyla. Belgesiz, dayanaksız sallama köşeyazısı yazar gibi sallayarak yazılmadı o "Nutuk", tabi bu da ayrı bi konu.

Hayır, anlamadığım konunun daha nesini tartışacağız? Vahdettin'in bu konuda ister hainliği olsun ister olmasın, bu adam memleketi kuzu kuzu teslim etmiş mi etmemiş mi? Tebasına(!) -tabi kul olmayı yedirebilen insancıklar için geçerli olabilecek bir yakıştırma- hainlik etmiş mi etmemiş mi? Ne yani, hani "Vahdettin bak teslim oldu ama, iyi adamdı, alttan alttan memleketi o kurtardı, o olmasaydı Mustafa Kemal olmazdı" mı? Ne demek isteniyor anlamıyorum. Maksat, Mustafa Kemal'in yaptıklarına birilerini ortak edebilmek mi?

Yok yiğidi öldür hakkını yeme diyeceksek, al işte teslim ediyorum.

Vatanını teslim eden lider vatan hainidir.

Budur!!!
  #10 (permalink)  
Old 2005-07-22, 01:21
suildur's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Dec 2004
Location: Antalya - İstanbul - İzmir
Posts: 1,641
suildur is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by _felsefi_
Bildiğim bir şeyi paylaşayım, belki çoğu kişi biliyordur da. Taha Kıvanç, Fehmi Koru adlı gazete yazarının müstear adı, yani takma ad, fakat, artık deşifre olduğu için manasını yitirmiş durumda, çünkü, yazarlıkta bu yöntem, gerçek kimliğini saklayarak söyleyeceklerini söylemeyi sağlıyor. Bu ad deşifre olduğu zaman, başka bir gazetede başka birisi, Baha Kıvanç adıyla dalgasına yazılar yazıyordu. Ama Koru bu addan vazgeçmedi nedense.
Maalesef arkadaşım bilinmiyor. Hala bu memlekette Fehmi Koru, Mehmet Ali Birand, Hasan Cemal, Altan & Sons ve bunların bilimum saz arkadaşları adam zannediliyor.
 

Thread Tools
Display Modes

Posting Rules
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
Smilies are On
[IMG] code is On
HTML code is Off
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are On



All times are GMT +3. The time now is 20:34. (Turkiye time zone)


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.2
Copyright © 1999-2010 seslisozluk.com