![]() |
Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers |
|
|||
|
Putin öncesinde Rusya ekonomik çöküntüsünün çözümünü Batı ekonomisi ile entegrasyonda ve genel olarak IMF'nin benzer ekonomik kriz içindeki ülkeler için önerdiği özelleştirme ve merkezî otoritenin zayıflatılması gibi politikalarda görmüştü.
Bir zamanlar Rusya'nın 'uydu devletleri' olarak görülen Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde Amerikan etkisi devrimlere sebep oldu. Rusya'nın Ortadoğu'daki müttefiklerinin tamamı da rotalarını Batı'dan yana çevirmişler, ABD'den yüz bulamayanlar da Fransa ve Almanya gibi AB ülkeleri ile işbirliğine girişmişlerdi. Baltık, Kafkasya daki geleneksel Rus müttefikleri NATO, AGİT ve AB gibi uluslararası kurumlara katılabilmek ve Rusya'nın etki alanından çıkabilmek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Batı'nın zayıflatıcı etkisi Rusya'nın kendi iç politikasını da karıştırmıştı. Hızlı ve kontrolsüz bir özelleştirme politikası ile ortaya çıkan oligarklar Moskova üzerinde etkili oluyorlardı. Hemen hemen hiçbir şey ödemeden sahip oldukları dev petrol şirketlerini Rusya'nın iç ve dış politikasını yönlendirmek için kullanan oligarklar vergi kaçakçılığından haksız kazanç ile gelen büyük güçle usulsüzlükle ülke ekonomisini kontrollerine geçirdiler. 11 Eylül ve Putinin keşfi ; Putin 11 Eylül sonrası enerji sektöründe yayılan dalgalanmalardan bir anda elindeki gizli gücü devreye sokarak kötü başladığı yönetimi bir anda Dünya liderliğine geri dönüş olarak çevirdi. Kısa sürede işine gelmeyen oligarklardan kurtulmak için harekete geçti ;siyasî zekâsı kadar KGB tecrübesini ve tarzını da ortaya koyarak dev Lukoil şirketinin sahiplerinden Mihail Hodorkovski gibi isimler kısa zamanda hapsedildi. Oligarkların kaderi konusunda Batı dünyasının hiçbir şey yapamaması Rusya liderinin ve vanaları kontrol etmenin gücünü gösteriyordu. Moskova kısa zamanda petrol şirketlerini devlet kontrolüne almayı başardı. Yeni merkezileşme hamlesini enerji bağlantılı diğer dev şirketler izledi. Putin'in 2004 yılında ikinci kez devlet başkanı seçilirken büyük bir halk desteği sağladı. Rus ekonomisi kısa zamanda toparlanmaya başladı. Putin Rusyası’nın enerjiye endeksli dış politikasını ilk olarak Ukraynada test etti ; Ukrayna'yı vuran soğuk kış günlerinde Moskova Ukrayna'nın doğal gaz kaynaklarını keserek Turuncu Devrim'i cezalandırdı. Ukrayna daha önce Batılı yeni dostlarının baskı gücüne güvenerek reddettiği 160 dolar teklifini bu kez karşısında 230 dolar olarak buldu ve dünya Rusya karşısında sessizliğe büründü. Rusya'nın doğalgaz vanalarıyla oynaması bir anda bütün Avrupa'da tedirginliğe yol açtı. İtalya'da bile doğalgazla işleyen enerji santralleri geleneksel yakıta geri dönüş çalışmaları yapmaya başladı. Rusya gücünü denemiş ve ümit ettiğinden bile daha güçlü olduğunu öğrendi. Rusyada kendine güven ve yeniden Dünya sahnesine dönüşün bir habercisi olan bu olaylardan sonra Putin kendine güveni artmış bir biçimde yeni adımlarını atmaya başladı ; Rusya Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmayla geldi; Putin Rusya'nın dünya siyasetinde aktif ve en üst düzeyde rol alması gerektiğinin altını çiziyordu. Savunma Bakanı Seygey İvanov Başkan Putin'in konuşmasını yorumlarken ;'Günümüz dünyasının sadece güce saygı duyduğunu' ifade edecek, Rus ordusunun ve istihbaratının karşısında yer almakla suçladığı liberallerin de yabancı ülkelerin Rusya'ya yardım edeceğini zanneden' aptal insanlar olduklarını söyleyerek herkeze Rusyanın kendine güvenini gösterdi. Putin'in dünya politikasında aktif rol alma projesi önce yakın çevrede bulunan ve bir zamanlar Sovyetlerin kontrol ettiği ülkelerin iç ve dış politikalarına hükmetmeyi gerektiriyordu. Ukrayna'ya verilen dersten sonra Gürcistan'a petrol ve doğalgaz taşıyan boru hatları ve elektrik kabloları bombalandı. Rusya saldırıyı teröristlere yıksa da bunun Tiflis'e verilmiş bir mesaj olduğu açıktı. Rusya kendine daha güvenen bir halk ve yeni politikalarla daha da güçleniyor. |
| Thread Tools | |
| Display Modes | |
|
|