![]() |
Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers |
|
||||
|
Quote:
Aktarılan gerçekleşmiş olabilir. Lakin, "Her halk hakettiği gibi yönetilir" deyişi ile de ilintili biraz bu durum. Zira, bakıyorsunuz, vatandaşın birkaç görevinden biri olan oy vermeyi zul görüp, sonrasını hesaplamayıp tepki olarak oy vermeyip kenarda oturan bi %25'in olmadığı seçimde oyların %35'ini alarak %50'den fazla milletvekili elde eden AKP iktidar oldu. Tayyip'e karizmatik lider diyenler de oldu y, olsun ya da olmasın, lideri insanlar kendilerine sunduğu bir hikaye yüzünden takip ederler. O hikaye geleceğe umutla bakmalarını sağlar insanların. Baykal, sonuçta muhalefettir ve bu seçim yasasıyla, bu çoğunluğa sahip ek elden iktidarla başa çıkacak değildir. Her siyasinin yapacağı değerlendirmedir bu. Çünkü, iktidarın koltuğu sıcaktır, öyle babalar gibi satmakla, asarız keserimle, ananı da al gitle, askerlik yan gelip yatma yeridir demekle, değiştim deyip ben hiç değişmedim demekle yürüyecek büyükşehir belediye başkanlığı makamı değildir başbakanlık. Hükümet etmek belediye hizmeti vermeye benzemez, kurumsal kimlik, birikim, yetenek, akıl gerektirir. Lider anlattığı hikayeyi gerçekleştiremezse insanlar onu takip etmez. Baykal'ın hesabı budur ve siyaseten doğrudur. E, görülen de görülmüştür 4 yılda... Baykal haklıdır. Lakin, Öztürk'ün siyaset yapalım demesine karşın aktarılanları söyleyip pasif tavır almak da tavır olarak eleştirilmelidir. Sorumluluk olarak eleştirilmelidir. Eleştirilmelidir de... Biliyor musunuz, seçim dönemlerinde yapılan bir araştırmaya göre daha az konuşan aday daha çok kazanıyor. Bu da ilginç. Zira, Türk seçmen profili idealist temelli pragmatist. Nasıl yani diyenlere cevap; Türk seçmeni tamamne kişisel inançları doğrultusunda oy veriyor, oyunu verdikten sonra da fayda bekliyor. E, böyle bir ortamda, nasıl siyaset yapmalı? Populizm bu ülkede niye çok satıyor? Genç Parti başarısı gibi bir siyasi hareket olmuş mu dünyanın her hangi bir başka ülkesinde? Aman... Neyse...
|
|
||||
|
Quote:
|
|
||||
|
Quote:
Değerli Filizcik, Mertlikten bahsederken mert olmak gerekir değil mi? Mertlikten kastın bensem sana şunu söyleyeyim... Siyaset Türkiye'de profesyonel anlamda yürütülür. Yani, siyaset birilerinin mesleğidir. Onu da geçtim, yazıklar olsun denecek hiçbir şey yok. Bak, yazmışım yuarıda, %25 oy vermemiş, %35 AKP'ye vermiş görmüş neyin ne olduğunu. Türk seçmen profili öncelikle idealist, adama anlat anlat mantık ancak senin evde akvaryum yoksa homoseksüelsin fıkrasındaki gibi geliyor. Mantık yok, inanç var. Ne diyeceksin bu durumda, dur daha bi sert çıkalım da bize iyice yaygaracı desinler mi? Vren vermiştir, hiç vermeyen de tepkisinin sonucunu görmüştür. Yazdıklarım budur. Hatta, bak şunu da ekleyeyim. Siyasetin içinde aktif olarak bulunmayan kişi bu durumu biraz zor anlar. Niye mi? Al sana örnek, seçilme yaşı 25'e iniyormuş... İnsin bakalım. Ne farkedecek? Siz AKP'de, DYP'de, ANAP'da vs. kaç tane işçi milletvekili biliyorsunuz? Ya öğretmen? Emekli? Küçük esnaf? Türkiye'de seçilmek maddiyatla direk ilintilidir. Bazı partiler (ki onlar da dışarıdan -ABD- destek aldıkları zamanlarda) haricinde her aday kendi paçasından asılır. Bi seçim kampanyası kaça patlar biliyor musunuz? O cüzdan kimde var? 21. dönem (DSP-ANAP-MHP koalisyonu dönemi) milletvekillerinin 220 tanesi müteahhit ya da ithalatçıydı. Bu Meclis'in yaklaşık yarısı eder. Siz de şimdi seçilme yaşı 25'e iniyor diye daha demokratik olacağımızı, siyasetin daha gençleşeceğini mi düşünüyorsunuz? ![]() Türkiye'de siyaset para ile yapılır, maalesef gerçek budur. Türkiye'de siyasetin profesyonelleri vardır. Gerçek de budur. Bu durumda da yapılan sadece mutlu azınlıktan bi kaç şanslı delikanlıyı o yaşta MEclis'e taşımaktır, siyaseti gençleştirmek değil. İşte, aynen bunu gibidir bu aktarılanlar da... Yazıklar olsun nesine enecek ki bu konuşmanın? Örnek verelim AKP'de Şükrü Elekdağ'ın, Onur Öymen'in, İnal Batu'nun binde biri edecek bir tane dışişleri uzmanı var mıdır? Kimdir Dışişleri Bakanı? Bu saydığım isimlerinsadece bir tanesi tüm AKP'nin diplomasi birikimini katlayacak bilgi, deneyim ve çok daha önemlisi devlet terbiyesine sahiptir. Eğitim mi? Çoraplarına kartvizit yaptıran bakanla Mustafa Gazalcı'yı mı karşılaştıracaksınız? Sağlık, bilim, sanat.. aklınıza ne gelirse gelsin her konuda AKP kadrolarını katlayacak bilgi ve deneyim varken seçimle bu arkadaşlar başa gelmişse, ne yapılacaktır? Alın, buyrun malı görün demek kadar doğal birşey olabilir mi? Gördük zaten... Baykal haklı çıktığına göre zate doğruyu söylemiştir. Yaşar Nuri Öztürk'ün kastı AKP'nin kendi kendini bitirmeden önce aktif siyaset yapılmasıdır. Bu da siyasi bir tercihtir. Bunu da zaten yukarıda dile getirdim, sorumluluk olarak eleştirilmesi gerektiğini söyledim. Mertlik konusuna döneyim son olarak... Her ne kadar bazıları salt kendi cehaletleri uğruna koskoca bir ülkenin kendisiyle beraber kullanılmasına ses çıkartmayacak kadar namert olsa da, evet, hayatta mert olmak lazımdır. Böyle insanlara bakıp mertliğimizden taviz vememiz lazım. Mert olun, doğru ya da yanlış olabilir ama bir duruştur, tavırdır, insana yakışandır. |
|
||||
|
bakın varı yoğu ak partiye dayandırıyorsunuz, tamam söylediklerinizde çok haklısınız, ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak belki sizden çok daha müzdaribimdir, hatta düşüncelerim buraya yazılamayacak derecededir ve ben kendimde at gözlüğü olamadığını ve bunu görebildiği mi düşünüyorum ve her olayada böyle bakmalıyım
eğer doyruysa Yaşar Nurinin sözleri, bu gün deniz baykalın baskanlığını yaptığı chp nin soyunduğu misyonu göz önüne alırsak, Baykalın sözlerine üzülmüş olmakla birlikte at gözlüğünü çıkarabilmiş bir kişinin, bu sözler hakkında "Yazıklar olsun nesine enecek ki bu konuşmanın?" demeyeceğine, diyemeyeceğine inanıyorum... Hakettiğimiz gibi yönetiliyoruz değilmi...
|
|
||||
|
Quote:
AKP'ye dayandırmayacağım da CHP'ye ya da BCP'ye (Mümtaz Soysal'ın partisi) mi dayandıracağım? Hüküm veren kim? Hükmeden kim? İradeyi kim kullanıyor? Elbette ona dayandıracağım. Bundan daha doğal olan ne var? Sana kısmen de olsa düzenin gerek seçmen gerekse siyasetçi cephesinden nasıl döndüğünü anlattım (ki işin pratiğinde de bulunmuş, defalarca benzer örnekleri yaşayarak görmüş biriyim). Ve hala burada aktarılanların nesine yazıklar olsun diyeceğiz bunu anlamıyorum. Burada tek eleştirilecek konu bu tecrübesizlik ve bilgisizlikle AKP'nin kendi kendisini yoketmesini bekleyip beklememenin şık bir tavır olup olmadığıdır. Yazıklar olsun diye neye diyeceğiz ben bunu cidden anlamadım. Anlatırsan sevinirim. Ve, evet, hakettiğiniz gibi yönetiliyorsunuz. Haketmiyorum diyen varsa çıkar itiraz eder, mücadele eder. Not: Şimdi Baykal'a, belki de biraz kurnazca sonuçtan memnun kaleci gibi zamana oynadığı için mi yazıklaolsun diyeceğiz örneğin? Böyleyse, ceza sahası içinde topu 6 saniyeden fazla elde tutmuyorsan, auta giden topu dışarıda tutmuyorsan, topla bi şöyle bi böyle gereksizce oynamıyorsan hakem sarı kart verebilir mi? Baykal'a sarı kartı niye vereceğiz, onu soruyorum, açıklarsan mes'ud edeceksin beni.
Last edited by suildur; 2006-10-07 at 02:56. |
|
||||
|
bu thread altında benim derdim deniz baykalın ve partisinin gişata olan yaklasımı, bunun akp ile ne alakası var??
akp nin ne yanlışı var demiyorum anlıyosundur, akp'nin yanlışlarına neden bu yaklasım, tamam akp hatalarıyla, ülkenin bulunduğu zor dönemde bilerek/bilmeyerek yaptığı yanlış siyasetleriyle kendi kendini batırsın umurumda olmaz sevinirimde, ama yaptığı yanlışlar Türkiyenin sırtınadır, CHP nin muhalefet partisi olarak basta olmak üzere herkezin bunda sorumluluğu vardır. Ceremesini biz yani Atatürkün kurduğu Türkiye çekecektir. Atatürk böle mi vasiyet etmiştir aceba?? Ülkeyi boşverin, iktidardaki rakip parti yaptığı hatalarıyla kendini yok etsin, siz kendi işinize, çok oy toplamaya bakın.... Bu düşünce CHP misyonuna yakışır mı peki ona cevap verin?? Sayın suildur, bazı kesime yaptığınız ve çoğunda sizi haklı bulduğum yorumlarınızdaki sözlerinizle karşılaştırıldığında "Burada tek eleştirilecek konu bu tecrübesizlik ve bilgisizlikle AKP'nin kendi kendisini yoketmesini bekleyip beklememenin şık bir tavır olup olmadığıdır." yorumunuz çok hafif kalmamışmıdır... Bu ikili bir spor mücadelesi değildir, belki AKP ile CHP arasındaki mücadeleyi bazı spor mücadelelrine benzetebilirsiniz ama asıl mücadeli Türkiyenin cihana karşı verdiği ilelebet var olma mücadesidir, bunu neden düşünmezsiniz.... "Yazıklar olsun diye neye diyeceğiz ben bunu cidden anlamadım." ben anladığınıza eminim... yazıklar olsun........ |
|
||||
|
Quote:
Sanırım, filizcik, senin bakış açın CHP'nin yüklendiği misyon ile ilintili. Böyle bir misyon varken CHP Genel Başkanı bu şekilde davranmalı mı diyorsun anladığım kadarıyla. Off off... Ne diyebilirim ki? Öncelikle şuna bakmak lazım. CHP misyon partisi midir? Partiler işlevlerine gre misyon partisi olabilirler ya da kitle partisi olabilirler. Misyon partileri, belirli bir misyon üstlendiklerinden kitle partisi olamayabilirler, zira toplumun her kesimi bu misyonu kabullenmeyebilir. Açıkçası, bu misyon partisi-kitle partisi konusunu çok tartışmışımdır partide. Bana göre de CHP bir misyon partisidir. Ama, senin aklındaki misyon ne benim aklımdaki misyon ne CHP'nin kurulmasını temelindeki misyon ne? Peki, bugün bu misyon devam ettirilmeli midir, ettirilmemeli midir? Ettirilirse ne olur, ettirilmezse ne olur? Aklındaki, aklımdaki ve asıl temeldeki misyon Türkiye'de bir kitle partisi olmaya elverişli midir? CHP misyon partisi ise kitle partisi olmaktan vazgeçmeli midir? ... Bu kadar yeter, ama bunlar gibi daha birçok soru var. Maksat yazıklar olsun demekse, ben yıllardır, bizzat partinin içinde, aklımdaki misyondan hareketle, yazıklar olsun diyorum. Sosyal demokrat arkadaşlarla çok kavga etmişimdir, bu parti tüzüğü kendi kendini çürütmektedir, CHP Kemalist partidir, sağın da, solunda, sağcının da solcunun da bu partide yeri yoktur diye; hatta öyleboyuta varmıştır ki tartışma, "Bu partide sosyal demokrat ya da sosyalist istemiyorum, olamaz da, bu parti Kemalist kurulmuştur, Kemalist kalacaktır, sıkıyorsa da isteyen beni Genel Merkez'e şikayet etsin." diye bas bas bağırmışımdır. Ama, bu oraya, o ana has bir tavırdır benim için. Ve, açık açık ifade edeyim, Yaşar Nuri Hocamız siyasette tecrübesiz olduğu için delikanlı mertliği yapıyor, oysa Baykal'ın yaptığı doğrudur. Bir seçimde bir parti %35 oy alıyor, arkasına ABD'yi, AB'yi, medyayı, büyük Türk büyüklerini alıyorsa, kalkıp bu partye ayan beyan cengaverlik yapmanın anlamı yoktur. Bu kadar kişi, hadi inanç temelli (idealist, mantık yerine inancı tercih kriteri yapan) oy veren onca insanı geçtim, diğer tüm güç odaklarını karşına almanın, hem de bunu muhalefetteyken yapmanın bir getirisi yoktur. Bunu da yanlış yorumlamayın. 4. güç demokrasilerde medyasır ve bu iktidarın ilk 2 - 2.5 yılında medya CHP'den haftada bir tek sütuna 8 santim haberlerle bahsetti. Bunun nedeni de CHP'nin pasif olması değildir. Asıl, işte, yazıklar olsun denecek olan bu durumdur. Her tercihin bi bedeli vardır. Türk toplumu inanç toplumudur mantık toplumu değil, bu nedenle çok da iyi olmuştur, Baykal çok iyi ve doğru yapmıştır bana göre. Tercihinin bedelini toplum gerekirse böyle öğrenecektir. Zira, 81 yıldır bi toplum bu kadar mı duyarsız olur arkadaş? Musafa Kemal'in Bursa Ayaklanması'ndan sonra dediği hep aklımda, "Mümkünse, millet de sağduyusunu biraz arttırsın!" Tercih vardır, bunun sonucu vardır, ve hak ettiğ gibi yönetilecektir bu toplum. |
|
||||
|
Quote:
![]() Bak bir de artık tiye aldığım bu yaklaşım var... "Bu işte CHP'nin de sorumluluğu var." repliği... ![]() Hoca'nın eve hırsız girer, soyar, soğana çevirir. Hoca da konu komşuya haber salar, çevreden gelr insanlar toplanır Hoca'nın evinde. Biri der: - Hocam, pencereyi niye kapatmadın. Biri der: - Köpeğin niye yok? Diğeri der: - Kapıya niye bi kilit daha takmadın. Herkes birşeyler söyler, niye şunu yapmadın, niye bunu yapmadın... Hoca sonunda patlar: - Hırsızın hiç mi suçu yoktur? CHP'ye gelesiye kadar o kadar çok suçlu var ki... AKP'yi tartışmak zaten yasak, büyük Türk büyüklerine laf edemezsin, AKP yandaşlarına bir şey diyemezsin, liboşlara gık çıkmaz, satılık kalemleri konuşmak laf saptırmak olur, 1950'den beri akıllanmayan vatandaşa bişey denmez... Evet, hepsinden CHP sorumludur. Yazıklar olsun!!!! Ufak bir not: Maalesef dert oy toplamaktır, çünkü misyon partisi-kitle partisi mevzuunda sorduğum sorular üzerine biraz düşünürseniz göreceksiniz ki konu iktidar olabilmektir. İktidar olamadıktan sonra isterseniz bilmem kim olun, bunun bir faydası yoktur. Sonuçta hüküm verememişsin, ne olacak? Maalesef, gerçek böyle. İktidarsan hükmedeceksin, muhalafetsen iktidara gelmek için oy toplamaya bakacaksın. Aksi halde yitip gidersin. Örnek, YDH... Ne oldu Boyner'e? Çok bi allayıp pullamışlardı. YA GP? Uzanları bi vatan haini ilan etmedikleri kaldı. Uzan iktidara gelseydi ya, ne olacaktı? Ya da Yüce Divan konularını düşünün, AKP içinde yücelerin yücesi divanlık olaylar dönüyor, ama adam iktidar. Ve mücadele eden taraflardan biri böyle argümanlar kullanıyorsa, bi yerden sonra diğer taraflar da benzer argümanları kullanmak zorundadır. Çünkü, şartlar bunu gerektirir. Hni Clauswitz'in "Savaş politikanın farklı araçlarla devamıdır" deyişinden hareketle, makineli tüfeğe karşı sapanla mücadele edemezsiniz. Bu kirlilik ortamında bunlar olur, olacaktır. Siyaset, bu ülkede, böyle bişey. Bunu dile getiriyorum diye beni suçlamayın. A, elbette, benim aklımdaki, gönlümdeki siyaset bu değil ve siyaseti de böyle yapmadım. Ama, koltuk yoksa hiç bir hükmün yok, bu da işi diğer tarafı!
Last edited by suildur; 2006-10-07 at 04:40. |
|
||||
|
sunu acık yureklilkle solemek gerekir ki yusde %35 alıp meclisn %50 sini tmesil etmek Akp nin sucu deyıl bu seçim sisteminin ve olgunlasmamıs bı demokrasinin ayıbıdır. eğer ayıpsa
Deniz baykal a gelince onun iii bi muhalefet çizgisinde olduğunu solemek doğrudur cunku yıllardır muhalefet olmaya halk onu layık gormustur. Deniz baykal ın hakkındaki sylentiler R.Tayyip Erdoğan hakkındaki soylentileden daha azdır buna rağmen chp istenilen oy oranını alamamıstır burda ki sıkıntı nedir bunu bulmak lasım bana gore tabıkı nedenleri var ama bunun asıl sebbeinin partinin bulması lasım. üçüncü tesbit ise Akp nin alternatifi olmadıgı için su anda Akp ikitidardadır belkide olmaya devam edecektir bununda sebebi ozellikle aktif siyaset içinde olanların halktan kopuk yaşmalarıdır üç-beş gazetecinin yada mustesar ın yada danışmanın verdikleri biligiler yada onların yasam tarzı halkın gerçekleri oncelikleri hakkında tam bilgi almasını onlemekte ve onceliklerini parti içerisnde ki koltuk kavgasına yoneltmektedirler. Son olarak sunu solemk isterim su anda Akp kotulerin iyisidir Turkiye nin gelşmekte oldugunu goz onunde bulundurursak bole bi iktidarında gelmesi normaldir ve geçmişte olan siyaseti bi adım one tasımıstır diye dusunuyorum. Ancak bu ulkenin daha da ileriye gitmesi gerekir bunun içinde seçmenlerin beklentilerini daha da yuksek e çekmek zorundadır.. Ama bu beklentileri yukarıya çektiğinde karsımıza cıkacak parti hangisidir
|
| Thread Tools | |
| Display Modes | |
|
|
Similar Threads
|
||||
| Thread | Thread Starter | Forum | Replies | Last Post |
| Yaşar Gibi Yapmak | kabus15 | Articles | 4 | 2008-05-04 17:00 |
| Demirciler Çarşısı Cinayeti / Yaşar Kemal | ucansandalye | Reading and writing | 0 | 2006-06-26 11:37 |