Seslisozluk.com Forums   Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers


Go Back   Seslisozluk.com Forums > English language help, discussion and fun > Politics and News

 
 
LinkBack Thread Tools Display Modes
  #1 (permalink)  
Old 2006-08-05, 02:51
ucansandalye's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Apr 2005
Location: no man's land...
Posts: 447
ucansandalye is on a distinguished road
Default uyuşturucu kullanım yaşı 9’a kadar düştü

Uyuşturucu yaşı dokuza düştü



Yeşilay’ın yaptığı ‘Türkiye’de Uyuşturucu Tehdidi’ konulu araştırmaya göre ülkemizde uyuşturucu kullanım yaşı 9’a kadar düştü.


--------------------------------------------------------------------------------

Esrar, eroin, ecstasy ve morfini en çok 9-17 yaş arası gençler, daha pahalı olan kokaini ise maddi durumu iyi olan 22-55 yaş grubu tercih ediyor. Araştırma, zehir tacirlerinin liselileri hedeflediğini, her yıl bin kişinin uyuşturucudan öldüğünü ortaya koydu.
  #2 (permalink)  
Old 2006-08-05, 13:19
simyaci's Avatar
Senior Member
 
Join Date: May 2005
Location: Istanbul
Posts: 346
simyaci is on a distinguished road
Default Gizli Savaş

Uyuşturucu türleri ve alkol tiryakiliği.. çok önemli iki tehlike..

Alenî savaşların yerini artık gizli uzun vadeli savşlar aldı..

Dirayetli toplum sağlıklı bireylerden oluşur.. Sağlıksız topluma sahip ülkelerin ekonomileri de bir zaman sonra kırılganlaşır..

Genç nüfus azaldıkça toplumun dinamik yapısı bozulur ve çöküşe geçer. Almanya genç nüfus azalması ile ekonomilerini alarma geçirdi 2000 yılı civarında..

Uyuşturucu alkol gibi melanetler 9 yaşa kadar inmiştir.. doğrudur.. görüyorum da zaten..

18 yaşlarında bir çalışan vardı çalıştığım iş yerinde.. Extacy hapı kullandığını öğrendim.. canı bir şeylere sıkılsa bir kenara çekiliyor.. bakıyorum terliyor terliyor ve yüzü de epeyi bir acaipleşiyor.. Sonra esrara da başladığını öğrendik.. Ailesiyle hekim yardımıyla aşmaya çalıştık.. fakat ne zaman ki askere (uzun dönem) gitti o zaman filim koptu.. Askere gittikten yaklaşık 6 ay sonra büyük bir olaya karıştı.. Firar etmiş bir arkadaşıyla ve istanbula gelmiş üzerlerine Ay-Yıldızlı tişörtler giyerek Burger-King'i bastılar.. Rehin alma girişiminde bulundular.. hatta bu yazıyı okuyanlar bu olayı hatırlayacaklardır..

Olay iş yerinde onu tanıyan çoğu kişiyi şoke etti.. çocuğun ailesi yıkıldı..

O olayı irtikap eden şahıs aslında o kadar da muzır biri değildi fakat bağımlısı olduğu zıkkımlar insanda denge bırakmıyor ki..

Şimdilerde güya en zararsızı addedilen bu extacy hapı bütün liselerde ortaokullarda (üniversiteler zaten almış başını gidiyor) hükmünü icra ediyor.. 50 binlerce belki de yüzbinlerce vatan evladını mahvediyor.. bitiriyor.. bu çocukların aileleri de dert sahibi oluyor.. mutsuz aileler oluyorlar..

Toplumsal çöküntüdür bu yaşananlar.. Tehlike budur.. olay budur.. üzerinde düşünülmesi gereken.. listelerin başına konulması gereken budur..

Televizyonlar bangır bangır bunu söylemelidir.. Gıda ile ilgili film gibi reklamlar var.. bu şer yayılımı önlemek için cazip ve mesaj yüklü reklamlar çekilmeli..

dizi filmler hazılanmalı gençliği uyaracak..

bunalıma düşenlerin bunalımdam kurtulmalarına yardımcı olacak manevi tatminlikler oluşturulmalı..

Meltem (mltm) arkadaşımız bir mesajında "her ne kadar bir Yaratan fikrine ihtiyac duymasam da zor anlarda böyle bir fikre sığınmak insanı rahatlatıyor" diyor.. gençlere tatmin olunması gereken yerler anlatılsa.. sıkıntıların problemlerin dertlerin hayatın bir realitesi olduğu ve insanların bunlarla insan olmaya doğru yol aldığı anlatılmalı ve her türlü problemlere karşı hayat dolu dimdik ayakta kalabilmenin yolu gösterilmelidir.. Sabrın gücü duanın gücü sunulmalıdır.. Hayata olumlu bakabilmenin her zaman ve her yerde insana kazandırdığı anlatılmalıdır.. Onlara örnek olunmalıdır.

Caaanım güzel vatanım ve bu toprakların çekirdeği sağlam insanları.. ziyan oluyor ve gidiyor.. Gülyüzlü gençler kendini bilememiş ucube kişileri kendilerine örnek (role-model) almış hayat denecekse ona hayatlarını idame ettiriyorlar.. içlerinde felç olmaya yüz tutmuş ruhlarına rağmen..

Aileler kasıtlı bir niyetle köşe başlarında tünemiş azılı düşmanlara karşı çaresiz.. Çocuklar çocukluklarından başlayarak hayatlarını çoğunlukla karatan ve kara bir ekranı olan televizyona emanet..

Haberlerde okudum.. Avrupa Birliği alkole karşı savaş başlatmış diye...
Amerika da haplara (drug) karşı başlatmıştı..

Nasıl önüne geçesekler ki.. Akla kalbe ruha gıda vermeden onları doyurmadan nasıl rehabilite edeceklerki insanlarını..

.....
  #3 (permalink)  
Old 2006-09-02, 10:21
simyaci's Avatar
Senior Member
 
Join Date: May 2005
Location: Istanbul
Posts: 346
simyaci is on a distinguished road
Default Uyuşturucu ile alakası olmasada benzer durum..

Fıtrat bozulmaları

Akıl almaz suçlar, cinayetler işleniyor. İnsanlık tarihi boyunca her yerde bunlar olmuş, bizde de olmuş.


Fakat geçenlerde Amasya’nın bir ilçesinde vuku bulan ve ölümle biten tecavüz olayının bir benzeri herhalde hiç olmamıştır. 80 yaşında yalnız yaşayan ihtiyar bir kadın 17-22 yaşlarında üç genç tarafından kaçırılarak tecavüze uğruyor! Bir müddet hastanede yattıktan sonra da ölüyor.

17 yaşında, 20 yaşında gençler, çocuklar. Varsa, büyükannelerinden bile daha yaşlı bir kadına tecavüz ediyorlar. Yalnız yaşadığını biliyorlar, düşünüp tasarlıyorlar... Böyle bir şeyi nasıl düşünürler, akıllarına getirirler?! “İnsan”ın halleri bazen akla dehşet ve travma benzeri ürpertiler veriyor... Onlar hiç 80 yaşında olmadılar, bizim gibi 60 yaşında da olmadılar; ama biz 17 yaşında, 22 yaşında olduk. O yaşta arkadaşlarımız da oldu. O yaşta bulunan çeşitli suçlular da tanıdık... Bu nedir, bu?

Akıl hastalığı gibi ihtimaller de düşünülemez. Çünkü failler bir kişi değil, üç kişi. Büyük şehirlerde görülen uyuşturucu almış sokak çetelerinin yahut gruplarının rastgele saldırılarını andıran bir durum da yok. Olay mahalli, sakin bir Anadolu kasabası...

Bu olay, önemli “sosyal ahlak ve psikoloji” tahlillerinin yapılmasını gerektirir kanaatindeyim. Öyle inanıyorum ki bu ülkede, bu toplumda şimdiye kadar böyle bir olay olmamıştır. 20 yaşlarındaki gençlerin 80 yaşında bir ihtiyara tecavüz etmeleri gibi bir olay hiç yaşanmamıştır.

Zaman zaman vurgularım: “Akıl hastalığı” başka, “düşünce hastalığı” başkadır. Cezai ehliyet, akıl hastalığı ile ilgilidir. Tıbben hasta olmayan bir akılda, hastalıklı sapmalı düşünceler yer bulabilir. Terör düşüncesi de buna benzer, para için insan öldürmek gibi haller de...

Düşünüyor ve bazı şeyleri belli şartlarda kendisi için mümkün görüyor. Yakalanmayacağına inanırsa, imkân bulduğunda yapacak... Yahut yapmayı deneyecek... Karakteri, kişiliği, bu düşüncelere yer verici biçimde şekilleniyor... İşte burası, “eğitim”in öne çıktığı alandır.

Eğitim, sadece okulla ve aile ile çerçeveli değil. Sokak var, televizyon var, internet var… İnternetin özellikle altını çiziyorum. Bir tıklamayla her türlü rezaletin perdesini açmak mümkün. Ve bu konu hiç kimsenin gündeminde, umurunda değil. Sadece bilgisayarlara bulaşmıyor virüs, onun başındaki insanlara da bulaşıyor. Cihazlar için koskoca antivirüs sektörleri geliştirilmiş, ama insanları korumak için kimse küçük parmağını kıpırdatmıyor.

Bilgisayar, çok zengin bir teşbih malzemesi... Virüs dediğiniz şey, sağlıklı programın işleyişini etkileyen bir başka program parçası, yahut uzantısı. Sizdeki programla bağdaşmayan, tersleşen bir başka program, bir “yabancı program” etkisi...

İnsanda da bir fıtrat programı var. Geliştirilmeye ve bozulmaya açık bir program...

Ve efendim, insandaki fıtrat programı, bugün virüs taarruzları altındadır. Hiçbir devirde olmadığından daha çok tehlikeye maruzdur. Buranın da başını internetin belli siteleri çekmektedir...

Korumasız gelişme olmaz. Eğitimde koruma, gelişmeden önce gelir. Çünkü gelişme tabiidir, fıtrata uygun olandır; koruyun ve yolunu açın, gelişir o. Ama korumazsanız, koruyamazsanız, sonra da korunmayı öğretmezseniz; bilgisayar virüslenmesi yerine “kişilik ve düşünce kanserleri” oluşur; gelişme onlarla beraber yürür. Mutlaka o tahrib programlarını ve müdahale virüslerini engelleyeceksiniz, temizleyeceksiniz, çözeceksiniz.

Bilesiniz ki hastalıklı düşünceler sebebiyle insan fıtratı bozulmaktadır. Her şey üç beş sivri örnekten ibaret değildir. Hastalıklı düşüncelerle doldurulmuş bir akıl, tıbben sağlam olsa ne çıkar? Bir kız çocuğu anasını öldürmüş, eğlence düzenliyor; bir başkası beline bomba bağlıyor, vs.

“Sıhhatli inanış+sıhhatli düşünüş” irtibatını ve ayrılmazlığını iyi kavrayamazsak, işimiz ve günlerimiz daha da zorlaşacaktır.

Şunu da unutmayalım:

İstisnaların hem olumlusuyla, hem olumsuzuyla “genel” arasında münasebet vardır. “Bu genelden böyle bir istisna çıkamaz” yahut “İstisna da olsa, bu durum genel hakkında da bir şeyler düşündürmelidir” diyebilmeliyiz, yeri geldiğinde.

Kaynak
 

Thread Tools
Display Modes

Posting Rules
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
Smilies are On
[IMG] code is On
HTML code is Off
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are On


Similar Threads
Thread Thread Starter Forum Replies Last Post
Öğrenmenin yaşı yoktur thegreatest Translations and Translators 12 2006-08-12 00:09
adversarial kullanım şekli! mislek Translations and Translators 3 2006-03-01 19:09
Şeyh Edebali’nin Osman bey’e nasihati halilultra Reading and writing 0 2005-10-02 16:06


All times are GMT +3. The time now is 06:51. (Turkiye time zone)


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.2
Copyright © 1999-2009 seslisozluk.com. All rights reserved. Her hakkı saklıdır.