![]() |
Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers |
|
||||
|
Merhaba arkadaşlar,
Okuduğumda çok hoşuma giden bir makaleyi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Makale, ülkemizin adının İngilizce yazımı ile ilgili... "Turkey" kelimesinin Türkçe manasını öğrendiğimden beri, yazmam gereken yerlere "Turkiye" olarak yazdım hep... Bu kelimenin manası birçok kişi gibi Hacettepe Üniv. eski öğr. üyesi Doç.Dr.Yalçın İzbul'u da rahatsız etmiş ve bu konuda geniş içerikli bir makale yayınlamış. Kendisi "Turkey" yerine "Turkland" sözcüğünü öneriyor ve neden böyle denmesi gerektiği konusunda oldukça ikna edici ve çarpıcı örnekler sunuyor... Dikkat çekmek için makalede italik, altı çizili, renkli ve büyük punto yazımlar çok kullanıldığından, orijinalliği bozmamak istemedim ve kopyala-yapıştır yapmadım. Buraya tıklayarak makaleyi okuyabilirsiniz. Selamlar, no(o)ne |
|
||||
|
Doç. Dr. Yalçın İzbul (Hacettepe Üniv. eski öğr. üyesi) imzalı bu yazıyı okuduktan sonra bu konuda hiç yol katedemeyeceğimizi düşünmeye başladım (ama kendi çapımda yılmayacağım)!!
Öncelikle bir profesörün bu kadar ''dandik'' bir yazı yazması hiç içime sinmedi!! Birkaç örnek vererek benim fikirlerim dışındaki tüm fikirler eksiktir, yanlıştır, yetersizdir!! havası var yazıda bence... Tamam, turkey kelimesine karşı, aşırı milliyetçi bir kişi olarak belki eski prof.umuzdan (eski öğretim üyesi olduğu için eski profesör olmuştur artık!!, eskiden kazandığı ünvanları eskiden kullanabilir, evde otururken kaptan olunamayacağı gibi!!) daha duyarlıyımdır. Ve yazışmalarda değil Turkey, turkiye bile yazdırmıyorum ülkemizin ismini : sadece ve sadece Turkiye!! Turkland kelimesi içime hiç mi hiç sinmedi, Almanlar, Svazilandlılar, İskoçyalılar, İrlandalılar kullanıyor diye bizim de kullanmamız mı gerekiyor?? Bu örnek ile Myanmar örneği de çelişmiyor mu hem?? Kendi dillerindeki Myanmar sözcüğünü kullanan ülke, Myanmarland değil!! :P Bu yanyın bir kullanımdır, bunu kullanmalıyız (mı acaba??) Üstelik yaşım genç olmasına rağmen tecrübenin önemi burada ön planda: Hindistan'da (buradaki paranteze birazdan döneceğim) tanıştığım bir Burmalı veya Myanmarlı mühendis, ülkesinin ismi için ikisinin de kullanıldığını söylemişti. Parantez içi : Hindistan ve Mısır kullanımları eski profumuzun dediği gibi bence de uygun sözcüklerdir. (Mısır ismi Arapların kullandığı Mısr'dan kalmış, Hindistan ise Hind-istan olarak dilimize geçmiştir.) Özet olarak eski profumuzun bu kaonuya değindiği için sevindim ama sunduğu çözüm önerisi pek de mantıklı değil. Biz önce kendi içimizde mutabakata vearmalı ve tavrımızı daha sonra tüm dünyaya göstermeliyiz!! Tıpkı Etiyopya (äthiopien) nın yıllar önce yaptığı gibi : Ülkemize Habeşistan olarak yollanan postaların hiçbiri kabnul edilmeyecek!! Biz gerektiğinde tavrın KIRALINI :P koyarız!! dipnot: bu konuyu açtığı için no_o_ne'ye teşekkür ediyorum ve forumdaki herkesin duyarlı olmasını ve yorum yapmasını diliyorum. |
|
||||
|
Quote:
|
|
||||
|
bu konuyla ilgili bir yazı da benden
'' Hindi ingilizcesi turkey: Amerika’nın en sevilen kuşu nasıl oldu da ismini Türkiye’den aldı? (Yazan Giancarlo Casale) İngilizcesi turkey olan hindi bu ismi nerden aldı? Bu düşüncelerimi karısı Brezilyalı olan komşum ile konuştum "Bu çok komik," diye söz başladı, "Portekizde hindi anlamına gelen kelime 'Peru' ismini taşır. Aynı kuş ama farklı bir ülke." Hmm. Merakım artmış olarak sorunun kaynağına inmeye karar verdim. Kendime bir Türk buldum ve Türkçe'de ne isim verildiğini sordum "biz Türkçe'de "hindi" deriz. Kelime Hindistan’dan gelir.". Olay gittikçe garipleşiyor! Bir kaç günümü hindi kelimesini farklı dillerde söylenişini bulmak için ayırdım. Her buluşum ile daha garip bir durum ortaya çıktı. Örneğin Arapça’da hindi kelimesi "Etiyopya kuşu," anlamına gelirken Yunanca’da "Gallapoula" yada "Fransız kızı" olarak çağırıyorlar. İtalyanca’da hindi "Tacchino" olarak çağırılıyor. Anlamı sadece kuş demek fakat bazı tanıdıklarım başka bir kelimeden bahsettiler. İtalya’da mısır’a (...ki herkes Amerika kıtasından dünyaya yayıldığını bilir) 'Grano Turco,' ismi kullanılırmış, anlamı 'Türk Tahılı.'" Böylece işte gene Türkiye’ye geri döndük! Durum yeterince karışık değilmiş gibi Türk arkadaşım bir de şu bilgiyi ekledi… Türkçe'de "mısır" kelimesi tahıl anlamına gelirken aynı zamanda ülke "Mısır" anlamına da geliyormuş! Umutlarımı yitirmeye başlamışken birden tüm bu yiyecek – ülke isimlerinde ki karışıklığı yavaş yavaş anlamaya başladım. Fransa’da hindi anlamına gelen kelime "Dinde," yani "Hindistan’dan gelen..." tıpkı Türkler’de olduğu gibi. Almanca ve Rusça’da da kelimenin anlamı aynı. Görünüşe göre bu aşamada ihtiyacım olan bilgi, hindi’nin Hindistanda nasıl çağrıldığını bulmak…. Eski bir Hintli arkadaşımı arayıp sorumu sordum. "Ah," dedi, "Bizim ülkemizde hindi yoktur. Amerika’dan buraya gelmiştir, herkes bunu bilir." "Evet, biliyorum ama ne olarak çağırırsınız?" "Hmm öyle bir kelime yok ki!" dedi. Pek yardımı olduğunu söyleyemem. Ama ben inatla devam ettim: "Mutlaka bu hayvan için bir kelimeniz olmalı. Diyelim ki bir Amerikan filmi seyrediyorsunuz, İngilizceden tercüme edilmiş ve aktör hindi kelimesini söyledi. Ne derdi?" "Hmm sanırım bu durumda Amerikalıların kullandığı gibi 'turkey' derlerdi. Dediğim gibi bizim bunun için bir kelimemiz yok." İşte gene çıkmaz bir noktaya ulaştım... Çok geç farkettim ki bu sorunun cevabı benim limitli kaynaklarım ile ulaşabileceğim kadar kolay bir konu değil. Görünüşe göre ciddi olarak profesyonel yardıma ihtiyacım var. Bu durumda Harvard Üniversitesi’nde Profesör Şinasi Tekin’den randevu aldım. Dünyaca tanınmış olan Şinasi bey Türk dili üzerinde uzman. Bana yardım edebilecek tek kişinin Prof. Tekin olduğuna karar verdim. Prof. Tekin bilge, babacan yüz ifadesi ve beyaz sakalı ile insanda çok bilgili olduğu hissi uyandırıyor. Çevresinde bir sürü kitap üst üste yığılmış... Umarım bu kitaplar benim soruma bir cevap veriyorlardır. Kendimi tanıttım, sorumu sordum ve heyecanla Prof. Tekin’in bana yanıt vermesini beklemeye başladım. "Türkiye’de kırsal alanlarda ismi "Çulluk"olan bir kuş bulunur. Hindiye benzer ama çok daha küçük ve eti çok daha lezzetlidir. Amerika’nın keşfinden çok önce İngiliz tacirler bu lezzetli kuşu çoktan keşfetmişler ve İngiltere’ye ihraç etmeye başlamışlardı bile. "Çulluk" burada çok popüler oldu ve "Türk kuşu – Turkey bird" yada kısaca Turkey olarak bilinmeye başlandı. Sonra İngilizler Amerika’yı keşfettiklerinde orada ki hindiyi bizim çulluk ile karıştırdılar ve o kuşu da "Turkey" olarak çağırmaya başladılar. Fakat diğer insanlar bu kadar kolay aldanmadılar, nitekim kuşun Amerika’dan geldiğini biliyorlardı ve "Peru kuşu – Peruvian birds", "Hint kuşu – India birds" yada "Etiyopya kuşu – Ethiopian Birds" gibi isimler verdiler. Farkederseniz "India, Peru ve Ethiopia" kelimelerinin hepsi "Yeni Dünyaya" verilen isimlerdir. Sonuçta Amerika hindilerini dünyanın her yerine ihraç etmeye başladı, hatta Türkiye’de bile insanlar hindi yemeye başladılar ve lezzetli kuşları çulluğu unuttular bile. Bu üzücü bir durum çünkü çulluk gerçekten de çok daha lezzetli bir kuştur." Nihayet yolculuğum burada sona ermişti... '' ve ingilizcvesi '' talking turkey: the story of how the unofficial bird of the united states got named after a middle eastern country (by giancarlo casale) how did the turkey get its name? this seemingly harmless question popped into my head one morning as i realized that the holidays were once again upon us. after all, i thought, there's nothing more american than a turkey. their meat saved the pilgrims from starvation during their first winter in new england. out of gratitude, if you can call it that, we eat them for thanksgiving dinner, and again at christmas, and gobble them up in sandwiches all year long. every fourth grader can tell you that benjamin franklin was particularly fond of the wild turkey, and even campaigned to make it, and not the bald eagle, the national symbol. so how did such a creature end up taking its name from a medium sized country in the middle east? was it just a coincidence? i wondered. the next day i mentioned my musings to my landlord, whose wife is from brazil. "that's funny," he said, "in portuguese the word for turkey is 'peru.' same bird, different country." hmm. with my curiosity piqued, i decided to go straight to the source. that very afternoon i found myself a turk and asked him how to say turkey in turkish. "turkey?" he said. "well, we call turkeys 'hindi,' which means, you know, from india." india? this was getting weird. i spent the next few days finding out the word for turkey in as many languages as i could think of, and the more i found out, the weirder things got. in arabic, for instance, the word for turkey is "ethiopian bird," while in greek it is "gallapoula" or "french girl." the persians, meanwhile, call them "buchalamun" which means, appropriately enough, "chameleon." in italian, on the other hand, the word for turkey is "tacchino" which, my italian relatives assured me, means nothing but the bird. "but," they added, "it reminds us of something else. in italy we call corn, which as everybody knows comes from america, 'grano turco,' or 'turkish grain.'" so here we were back to turkey again! and as if things weren't already confusing enough, a further consultation with my turkish informant revealed that the turks call corn "misir" which is also their word for egypt! by this point, things were clearly getting out of hand. but i persevered nonetheless, and just as i was about to give up hope, a pattern finally seemed to emerge from this bewildering labyrinth. in french, it turns out, the word for turkey is "dinde," meaning "from india," just like in turkish. the words in both german and russian had similar meanings, so i was clearly on to something. the key, i reasoned, was to find out what turkeys are called in india, so i called up my high school friend's wife, who is from an old bengali family, and popped her the question. "oh," she said, "we don't have turkeys in india. they come from america. everybody knows that." "yes," i insisted, "but what do you call them?" "well, we don't have them!" she said. she wasn't being very helpful. still, i persisted: "look, you must have a word for them. say you were watching an american movie translated from english and the actors were all talking about turkeys. what would they say?" "well...i suppose in that case they would just say the american word, 'turkey.' like i said, we don't have them." so there i was, at a dead end. i began to realize only too late that i had unwittingly stumbled upon a problem whose solution lay far beyond the capacity of my own limited resources. obviously i needed serious professional assistance. so the next morning i scheduled an appointment with prof. şinasi tekin of `harvard university`, a world-renowned philologist and expert on turkic languages. if anyone could help me, i figured it would be professor tekin. as i walked into his office on the following tuesday, i knew i would not be disappointed. prof. tekin had a wizened, grandfatherly face, a white, bushy, knowledgeable beard, and was surrounded by stack upon stack of just the sort of hefty, authoritative books which were sure to contain a solution to my vexing turkish mystery. i introduced myself, sat down, and eagerly awaited a dose of prof. tekin's erudition. "you see," he said, "in the turkish countryside there is a kind of bird, which is called a çulluk. it looks like a turkey but it is much smaller, and its meat is very delicious. long before the discovery of america, english merchants had already discovered the delicious çulluk, and began exporting it back to england, where it became very popular, and was known as a 'turkey bird' or simply a 'turkey.' then, when the english came to america, they mistook the birds here for çulluks, and so they began calling them 'turkey" also. but other peoples weren't so easily fooled. they knew that these new birds came from america, and so they called them things like 'india birds,' 'peruvian birds,' or 'ethiopian birds.' you see, 'india,' 'peru' and 'ethiopia' were all common names for the new world in the early centuries, both because people had a hazier understanding of geography, and because it took a while for the name 'america' to catch on. "anyway, since that time americans have begun exporting their birds everywhere, and even in turkey people have started eating them, and have forgotten all about their delicious çulluk. this is a shame, because çulluk meat is really much, much tastier." prof. tekin seemed genuinely sad as he explained all this to me. i did my best to comfort him, and tried to express my regret at hearing of the unfairly cruel fate of the delicious çulluk. deep down, however, i was ecstatic. i finally had a solution to this holiday problem, and knew i would be able once again to enjoy the main course of my traditional thanksgiving dinner without reservation. now if i could just figure out why they call those little teeny dogs chihuahuas....'' Last edited by ondersson; 2006-08-03 at 17:25. |
|
||||
|
Quote:
-where are u from *turkey - turkey?? the country one?! * .......
|
|
||||
|
nothing changed
![]() upside is; North Americans say it as most of them dont know anywhere else except their homeland downside is; Europeans here say it as they want to make fun and tease us double downside is; these Europeans are effecting the naive North Americans ps. no_0_ne ; sasirdim valla hafiazana, cetele mi tutuyosun ![]() sevgiler |
| Thread Tools | |
| Display Modes | |
|
|
Similar Threads
|
||||
| Thread | Thread Starter | Forum | Replies | Last Post |
| Biz birkaç " çalışan" ve "güçlü" kadınlardık.. | ayse` | Reading and writing | 7 | 2009-04-08 01:40 |
| Evli Bir Çiftin Diyalogundan Kesitler "beni seviyormusun?" | ayse` | Reading and writing | 0 | 2005-11-15 21:13 |
| "Klostrofobik Reaksiyon" "Köy Kahvesi" ve "Aylin İçin" written by cekirgemax | cekirgemax | Reading and writing | 2 | 2005-04-29 18:03 |
| One of the best and oldest Power-Heavy Metal Groups "Judas Priest" | clarissa | Song writing & lyrics | 0 | 2004-09-18 11:13 |