Seslisozluk.com Forums   Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers


Go Back   Seslisozluk.com Forums > English language help, discussion and fun > Articles

reklamı gizle (1 gün süreyle) [x]

Reply
 
LinkBack Thread Tools Display Modes
  #1 (permalink)  
Old 2006-06-03, 11:23
Senior Member
 
Join Date: Nov 2005
Posts: 185
ugurokus is on a distinguished road
Default The Eu - Turkey Relations: Individualism Vs Nationalism

THE EU - TURKEY RELATIONS: INDIVIDUALISM VS NATIONALISM

There are those in Turkey who perceive Turkey's ambition to join the EU as a state policy. The point they usually stress is the claim that this effort is nothing but the continuation on the path of Westernization that Turkish Republic's founders set as the premier national goal. There are some others who do not like the EU accession process and what it entails economically or politically. Their arguments are based on what they call "Turkey's unique situation" and this argument whereby they support a centralistic nation-state rather than an integrated country to Europe. At that point, both pro and cons of the debate have to face another debate: that is the inevitability of the EU. While pro-EU arguments see the accession process as an indispensible part of Turkish modernization, counter opinions seek alternative routes on the other hand.
Supportive arguments for the EU membership not only derives from the foundation of the Turkish Republic and the pro-Western approach it carries, but also economical facts. In this context, Turkey's trade volume with the EU countries is emphasized consistently. Although Turkey is a part of Europe economically till the Customs Union Agreement of 1995 , it can not be left aside politically. That would not be wrong to say that pro-EU approaches have an integrationist background in economic theory. This is by no means objectors are only consisting of protectionists. However most of them
believe that Turkey's middle scale industries in its infancy would suffer from the stiff competition that was expected to brought about by the integration. Some indicate that this was the situation after the Customs Union Agreement. No matter what kind of opinions do different interest groups
hold, Turkey has benefitted from the accession process
so far. Stock markets' performance has reached all-time high this year. Interest rates were cut to historical levels with the elimination of double-digit inflation rates for the first time. Central banks' reserves hit the level that politicians began to speak of a debt payment to IMF before the scheduled plan. No one can deny the fact that Turkey's accession process played a major role in this panorama. What precedes reveals that Turkey needs the EU in terms of its economic stability and prosperity. Moreover, Turkey's full membership is to mutual benefits of both parts. This is especially because Turkey is a cure for aging Europe. If the young generation of Turkey were educated with the help of funds injected by the European budget, European economy would be reinforced with a fresh work force.
Turkey's national security concerns comes to the forefront in anti-EU chants. According to their thesis, the jeopolitical situation of Turkey makes it crucial for it to pursue its own way. Copenhagen criterias uphold the freedom of speech, freedom of self-expression, civil society, a free press, supremacy of law and all the virtues of a democracy, thereby weakening the nation-states. As the EU countries do not face the terror problems that Turkey has, there's no need for restriction in those countries. Granted this idea has some truth, it is a widely state-centric view. The ideologies upholding the well-being(!) of a totality rather than individuals are losing ground dramatically in the globalization era. A growing part of the educated public is becoming convinced that Turkey’s problems and its revolving crises cannot be overcome in the absence of a radical change favoring liberalization and democratization. This new generation seems to be sceptical about national security claims and tends to tie national security crowd to particular political circles.
Another argument also voiced by some European leaders is that Turkey is not European. If Turkey becomes a member of the EU, both sides are likely to face an identity crisis. We should say once more that this idea does not reflect the facts. Turkey needs to absorb Western values at least in terms of individual liberty. On the other hand, Europe needs Turkey to show the world once again, Islam can go hand in hand with democracy, open societies, human and women's rights. This is decisive for the Europe's security in the 21st century.
The arguments set so far are enough to eradicate a possible euroasia alternative. It goes without saying that even the membership talks made Turkey progress toward democracy, prosperity, civil rights and so on. In this respect, the alternatives, if anything, are not to be taken seriously.
The EU is not only a progressive alternative to moribund political visions, but also a guarantee for a stronger democracy. Whatever one's ideological standpoint is, this country is already on its way to Europe and has a long way to go. We sometimes believe that there's something irreversible in history. What I believe is that we are in that irreversible moments nowadays. It may come pleasant to some ears that this country is strong enough to show off an alternative route, but it makes no sense at all! We should move with the time. Otherwise we'll find ourselves in the scrap-heap of history.
Reply With Quote


  #2 (permalink)  
Old 2006-06-03, 11:28
Senior Member
 
Join Date: Nov 2005
Posts: 185
ugurokus is on a distinguished road
Default

Avrupa Birliğinin alternatifi var mı? konulu bi deneme istediler ödev olaraktan. ben de bunu yazdım. Hiç sevmediğim bi konu ama ite kaka çıkardık bişeyler

Grammar bölümüne yazmak istedim aslında, çünkü denemenin içeriğinden ziyade gramerine yönelik eleştiriye ihtiyacım var. Hangi sözcükleri nasıl daha iyi kullanabilirdim? Ya da iyi bitirebilmiş miyim? Bu konularda yardımcı olacaklara ihtiyacım var...

Şunu da farkettim, seslisozluk forumunun bu tarz bi amaca hizmet edecek bi bölümü olmalı... Sırf kızlarla lafa girecem tanışacam dallamalığıyla açılan ıvırzıvır başlıklar arasında bu üzerine emek harcanmış denemeyi koymak zorunda kaldım. Encyro (neyse artık) İrlandalı ve şu an aklıma gelmeyen sitenin klas isimlerini buralarda görmek isterim.
Şimdiden teşekkürler.
Reply With Quote


  #3 (permalink)  
Old 2006-06-03, 14:34
whitestorm's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Oct 2005
Location: İstanbul
Posts: 500
whitestorm is on a distinguished road
Default

Açılan diğer konulara bence dallamalık diyemezsiniz.Netice'de insanlar forumu birbirleriyle diyalog kurmak için kullanıyor birilerinin yazdığı şeyleri denetlemek için değil.

Dediğiniz gibi bir yer açılsa iyi olur fakat siz de konunuzu açacak daha ciddi yerler bulabilirsiniz.
Reply With Quote


  #4 (permalink)  
Old 2006-06-14, 18:52
strategoss's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Aug 2006
Location: Luxembourg
Posts: 122
strategoss is on a distinguished road
Default

Sevgili ugurokus, makaleni begendim. Temel noktalara iyi değinilmiş; Öte yandan total ideolojilere karşı bireysellik doğrultusundaki düşüncelerin ortaya konması şeklindeki yaklaşımın da ilham verici. Bu dikotomi tam böyle olmasa da temel noktalarıyla yansıttığın gibi.

Belki kendi özgün geçmişimize giderek şu nokta da belirtilebilirdi: Osmanlı'dan bu yana kat ettiğimiz gelişmelerin dış dinamikten mi yoksa iç dinamikten mi kaynaklandığı şeklinde bir soruyla da tarihsel bilgiler ışığında bir takım çözümlemeler de yapılabilirdi. Sivil bakış açısı da hoştu.

Kimi yerde açılan tartışmalarda da bazı arkadaşların uslupları nedeniyle iştirak etmiyorum. Çünkü bu tür yerlerin nefret kusulacak yerler oldugunu düşünmüyorum.. Oysaki hep nefret hep aşagılama.. Kör dögüşü degildir tartışma çünkü, karşılıklı olarak fikir teatisidir. Bu noktaya kadar dogru, ancak bundan sonrası problematiktir gibi bir bakış açısı.. Ben haklıyım, vay efendim daha önceki postlarımda, hatta şu numaralı postta böyle yazmıştım okumadınız mı, görmediniz mi kabilinden açıklamalar hem aşırı kibirli, hem bilimsel agnostizme aykırı hem de çok naiv oluyor. Kendini büyük bir yazar gibi görme sanrısı.. Bu bakış açısı hakikaten hoş degil. Karşılıklı anlayış ve iyi niyet olmalı. Yoksa bahse konu yazar(lar) komik durumlara düşüyorlar ama farkında değiller.

Bu tarz üzere olan yazılarının artması dilegiyle.. Merak etme ugurokus, yalnız degilsin..
Reply With Quote


  #5 (permalink)  
Old 2006-06-15, 10:44
strategoss's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Aug 2006
Location: Luxembourg
Posts: 122
strategoss is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by sebnem4
uguröküs ben bir AB uzmanı olarak bu yazıyı senin yazdığına inanmıyorum tabi eğer Kemal Kirisci veya Fadi Hakura değilsen!
Zatı alinizin de yorumlarını görelim ki uzmanlıgınızı takdir edelim. Çünkü söz konusu alanda bizim de naçizane okumalarımız mevcuttur ve eğer dediginiz gibiyse benzer işler yapıyoruz. Öte yandan, şahıs hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadan bu şekilde konuşulması da uzman olan birisine yakışmıyor gerçekten.

Üstelik AB konularında tek uzman olanlar da bu saydıklarınızdan ibaret degildir. Kemal Kirişçi, Bogaziçinin hocası.. Fena degil ancak abartılacak kadar da degil. Bence, Cengiz Aktar'dan bahsetseniz daha yerinde olurdu. Çünkü, Cengiz Aktar'ın daha derinlikli bilgilere sahip olduğu bir vakıadır.

Senin bunları yazdıgına inanmıyorum demek tam anlamıyla, adı konmamış "bir gaftır". Sizin inanıp inanmamanız çok da mühim degil çünkü.. Buralarda yazışacak, tartışacak ve fikir alışverişi yapacaksak uslubumuza, sözlerimize dikkat etmeli ve karşı tarafa saygı gösterme konusunda azami hassasiyet göstermeliyiz..

Last edited by strategoss; 2006-06-15 at 10:46.
Reply With Quote


  #6 (permalink)  
Old 2006-06-15, 13:38
Banned
 
Join Date: Jan 2006
Posts: 51
endlesstr is on a distinguished road
Default

Burda sanki çok gerekliymiş gibi AB uzmanları türemiş ne iş! Ayrıca makalemsiyi okudum genel olarak doğru noktalara temas ediyor ama lisans sonrası akademik çalışmalar anlamında hiç bir geçerliliği olamıyacak bir makale.Yani herhangi bir dergide filan yayınlamaya kalksan editörün üstünü ilk çizeceği makale olur ,ama ödev babında yapılmış olduğu için yeterde artar bir çalışma.Ayrıca grammerindede bir problem görmedim.
Reply With Quote


  #7 (permalink)  
Old 2006-06-15, 15:08
strategoss's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Aug 2006
Location: Luxembourg
Posts: 122
strategoss is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by endlesstr
Burda sanki çok gerekliymiş gibi AB uzmanları türemiş ne iş! Ayrıca makalemsiyi okudum genel olarak doğru noktalara temas ediyor ama lisans sonrası akademik çalışmalar anlamında hiç bir geçerliliği olamıyacak bir makale.Yani herhangi bir dergide filan yayınlamaya kalksan editörün üstünü ilk çizeceği makale olur ,ama ödev babında yapılmış olduğu için yeterde artar bir çalışma.Ayrıca grammerindede bir problem görmedim.
Gereksizligin gerekliligine gereksiz gereklilikler gerek göremezler!
Reply With Quote


  #8 (permalink)  
Old 2006-06-16, 14:39
Senior Member
 
Join Date: Nov 2005
Posts: 185
ugurokus is on a distinguished road
Default

Quote:
uguröküs ben bir AB uzmanı olarak bu yazıyı senin yazdığına inanmıyorum tabi eğer Kemal Kirisci veya Fadi Hakura değilsen!
Bak "öküs" yazmış Neyse öküs olalım bakalım... İngilizceye çok emek verdiğimi bilmenizi isterim. Sanırım yine articles bölümünde "kendi cümlelerinizle yazınız" diye bir başlık açmıştım. Bu "öküs"ün fikirlerini önemserseniz orayı bir okuyunuz
Kaldı ki bu çok basit bir deneme. Bu açıdan endlesstr ye katılıyorum. Oldukça sığ; ancak çok temel noktaları ele alıyor. Okuyucuyu baymadan bir fikir ileri sürüyor hepsi bu. Ben şimdi 4 sene içinde faizler nerden nereye inmiş borsa nereye çıkmış... İşte yok efendim demokratikleşmede hangi adımlar atılmış... Yok avrasyacılık yok ABD ilişkileri bağlamında AB... Bu kadar derinleştiremezdim - ki bu makale değil deneme!
"Sanki çok gerekliymiş gibi..." İşte bu çok talihsiz bi laf olmuş neden dersen bugün Avrupa'da öyle bir imaj oluşturmuşsun ki, cemaatçi okumayan barbar hırbo sürüsü olarak görülüyorsun (ki acayip haklılar). Keşke bunun böyle olmadığına kanaat getirmelerini sağlayabilsek... Bu çok gerekli. Öyle eurovizyona egedeki tarihsel kalıntıları koymakla olmuyor bu işler Sen o avrupa değerlerinden ne kadadr nasiplenmişsin o önemli yoksa filozoflar topraklarında yaşamış kaç yazar ki...
Şebnem4'ün dediklerini referans alıp övünmeyi isterdim; ama almam gereken çok yol var. Neyse ki kimse gramer açısından bişi bulamamış...
Ama mesela bizim okulda bi hoca criterias olmaz demişti. Açtı sözlüğü criterion tekil criteria çoğul dedi ama yok böle bişiiii... Ben arattırdım copenhagen criterias die bi sürü şey çıktı. Gerçi bu hatalı bi kullanım.
...
Kendi cümlelerini kullanmak... Ne komik laf yaaaa... İdealist... Aşkıncı... Metafizik! Neyse hiç girmiim şimdi...
Herkese teşekkürler!
Reply With Quote


  #9 (permalink)  
Old 2006-06-26, 01:54
whitestorm's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Oct 2005
Location: İstanbul
Posts: 500
whitestorm is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by strategoss
Sevgili ugurokus, makaleni begendim. Temel noktalara iyi değinilmiş; Öte yandan total ideolojilere karşı bireysellik doğrultusundaki düşüncelerin ortaya konması şeklindeki yaklaşımın da ilham verici. Bu dikotomi tam böyle olmasa da temel noktalarıyla yansıttığın gibi.

Belki kendi özgün geçmişimize giderek şu nokta da belirtilebilirdi: Osmanlı'dan bu yana kat ettiğimiz gelişmelerin dış dinamikten mi yoksa iç dinamikten mi kaynaklandığı şeklinde bir soruyla da tarihsel bilgiler ışığında bir takım çözümlemeler de yapılabilirdi. Sivil bakış açısı da hoştu.

Kimi yerde açılan tartışmalarda da bazı arkadaşların uslupları nedeniyle iştirak etmiyorum. Çünkü bu tür yerlerin nefret kusulacak yerler oldugunu düşünmüyorum.. Oysaki hep nefret hep aşagılama.. Kör dögüşü degildir tartışma çünkü, karşılıklı olarak fikir teatisidir. Bu noktaya kadar dogru, ancak bundan sonrası problematiktir gibi bir bakış açısı.. Ben haklıyım, vay efendim daha önceki postlarımda, hatta şu numaralı postta böyle yazmıştım okumadınız mı, görmediniz mi kabilinden açıklamalar hem aşırı kibirli, hem bilimsel agnostizme aykırı hem de çok naiv oluyor. Kendini büyük bir yazar gibi görme sanrısı.. Bu bakış açısı hakikaten hoş degil. Karşılıklı anlayış ve iyi niyet olmalı. Yoksa bahse konu yazar(lar) komik durumlara düşüyorlar ama farkında değiller.
Bu tarz üzere olan yazılarının artması dilegiyle.. Merak etme ugurokus, yalnız degilsin..
Eğer bu lafı bana attıysanız.Benim komik duruma düşmemle bir alaka kuramadım. Sizce birinin benim ve arkadaşlarımın yaptığı şeylere dallamalık demesine tepki göstermek komik düşmek midir?

Sizin objektif bakış açınızı takdir ediyorum.Bu lafı bana atıp atmadığınız konusunda da emin değilim ama bu konuya ilk cevap yazan benim ve sizin özellikle çoğul yerine tekili vurgulamanız ve sebnem4'e ayrıca cevap vermeniz beni lafı üstüme almaya itti.

Demek istediğim sözünüz banaysa komik duruma düştüğümü düşünmüyorum.
Reply With Quote


  #10 (permalink)  
Old 2006-06-26, 10:54
strategoss's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Aug 2006
Location: Luxembourg
Posts: 122
strategoss is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by whitestorm
Eğer bu lafı bana attıysanız.Benim komik duruma düşmemle bir alaka kuramadım. Sizce birinin benim ve arkadaşlarımın yaptığı şeylere dallamalık demesine tepki göstermek komik düşmek midir?

Sizin objektif bakış açınızı takdir ediyorum.Bu lafı bana atıp atmadığınız konusunda da emin değilim ama bu konuya ilk cevap yazan benim ve sizin özellikle çoğul yerine tekili vurgulamanız ve sebnem4'e ayrıca cevap vermeniz beni lafı üstüme almaya itti.

Demek istediğim sözünüz banaysa komik duruma düştüğümü düşünmüyorum.
Sevgili whitestorm, elbette tepki gösterilmesi gerekir. Ama bence bundan sonra tartışma adabını bilen insanların az çok ayırdına varıp onlarla tartışmak gerekir. Tartışma adabını bilmeyenlerinse sadece yazmalarıyla kalmaları saglanmalı.. Onların dikkate alınmaması onlara verilebilecek en güzel cevaplardandır.. Tartışma adabına, saygı prensibine uyduktan sonra çok uç düşünceler de soylenebilir.. Bunların ifade edilmesinde herhangi bir sınırlama olması düşünülemez. Neticede herkesin kendi hayat görüşüne göre şekillenen kendine ait bir düşünce biçimi, inanç sistemi vardır. İnanç sistemi deyişimi kabul etmeyenler çıkabilir ancak en rasyonalist düşünce sistemi bile az ya da çok inanca dayanır. Herşeyin temellerinden biri desek yeridir..

Benim bahsini ettigim genel olarak, yani bu topicle sınırlı degil.. Zatıalinizi kastetmedim.. Ayrıca yaşınıza (profilde oyle yazıyor ) kendinizden 5-10 yaş büyük bir çok arkadaştan da daha olgun yaklaşımlarınız oldugunu da eklemeliyim. Daha ufuk açıcı, daha güzelleştirici, daha geliştirici ve karşılıklı etkileşim içinde geçen, karşılıklı saygı dusturuna uyan tartışmalarda ve fikir teatilerinde bir araya gelmek dilegiyle..
Reply With Quote


Reply

Thread Tools
Display Modes

Posting Rules
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
Smilies are On
[IMG] code is On
HTML code is Off
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are On


Similar Threads
Thread Thread Starter Forum Replies Last Post
man-woman in turkey kazpol Make friends, meet people, friendly discussions 26 2006-04-27 01:57
Job Opportunities in Turkey tolg4 Foreigners in Turkey, Student, Working, Living 9 2006-04-26 15:48
*~studying in Turkey!!~* vking6689 Foreigners in Turkey, Student, Working, Living 2 2006-02-25 14:08
Turkey Flat burak Translations and Translators 17 2004-07-21 18:11


All times are GMT +3. The time now is 16:14. (Turkiye time zone)


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.1
Copyright © 1999-2009 seslisozluk.com. All rights reserved. Her hakkı saklıdır.