Seslisozluk.com Forums   Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers


Go Back   Seslisozluk.com Forums > English language help, discussion and fun > Articles

Reply
 
LinkBack Thread Tools Display Modes
  #1 (permalink)  
Old 2006-02-11, 16:45
miracle0660's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Apr 2005
Location: BaŞkEnT...
Posts: 237
miracle0660 is on a distinguished road
Wink arkadaş...dost...sevgili...

Bu yazılan duygu yüklü, kimi zaman öğretici ve ders verici satırları sizlerle paylaşmak istedim.Bundan sonra aşkı, sevgiyi, dostluğu ve hayatı burada bulacaksınız...

İki insan arasındaki yakınlığı ifade eden üç sözcük bunlar...
Arkadaş... Dost... Sevgili...Sizinki hangisi?
Çoğu zaman karıştırılır. Hatta çoğu zaman bilerek karıştırılır.
Yok canım sadece arkadaşız...
Konumuz başkalarını aldatmak içiç söylenen bu laf değil.Konumuz kendi kendimizi aldatıp aldatmadığımız...
Birisini severiz.Gerçekten severiz.Ama nasıl severiz, niye severiz?Dostumuz mu, arkadaşımız mı, sevgilmiz mi?
Çoğu zaman kendimiz bile yanıt veremeyiz bu soruya...
Oysa hiç şaşmaz bir ölçü var.
Zaman...
Ona nasıl zaman ayırıyorsunuz?
Bakın...
Yapacak birşey bulamadınız.Vaktiniz bomboş.Telefon defterine bakıp birini arıyorsanız, bilin ki o arkadaştır...
Kendinizi yalnız, çaresiz hissediyorsunuz.Sıkıntıdasınız.Başınız dertte.Maddi olmasa bile manevi bir desteğe ihtiyacınız var.Her neyse...Özeti başınızı yaslayacak bir omuz arıyorsunuz.O zaman ararsınız...Onun adı dosttur...
İki eliniz kanda...Vaktiniz hemde nasıl dolu.İşler, toplantılar, randevular, seyahatler, okul, berber, kuaför, terziler, daha aklınıza ne gelirse...Kendinize ayıracak zamanınız yok.İmkansız.Bir saniye bile bulmanız mümkün değil.
Eğer birisi için imkansızı aşıyorsanız, eğer birisi için olmayan zamanı yaratıyor ve ona koşuyorsanız, kıymetini bilin...O en güzeldir, o en harikasıdır.O muhtesemdir...
O sevgilidir...
Yaşamımda pek çok ilişkim oldu.Ama birinin yeri ayrı...Onun benzeri bir daha gelmedi.Daha önce yazmıştım öyküsünü.
ODTÜ lü...
Biz dört arkadaştık.Sadece arkadaş.Daha doğrusu o güne kadar ben öyle sanıyordum.
Ankara Kızılay da köşe başında öbür üçüne rastladım.ODTÜ lü kıza, Sinemaya gidelim diyorlardı ben yanlarına geldiğimde.Kız, İmkanı yok...Öğleden sonra final sınavım var diye diretiyordu.Şeytan mı dürttü bilmem.Müthiş bir şımarıklık yaptım. Benim hatırım için gelmez misin? dedim. Senin için herşeyi yaparım.Saat 2 de sinemanın önünde bekleyin dedi, koştu gitti...
Üçümüz 2 de sinemanın önündeydik.ODTÜ lü yoktu.Bizimkiler güldüler. Sen de ne safsın, inandın.Kızın final sınavı var.Sınıf geçme meselesi.Nasıl gelir?
Gelecek, dedim. Alın biletleri siz girin.Bne bekleyeceğim...
Beni inandıran neydi onu da bilmiyorum o zaman.Şimdi biliyorum artık.
Film başladıktan yarım saat sonra sinemanın önünde bir taksi durdu.ODTÜ lü indi.
Bekleyeceğini biliyordum, diye bağırdı uzaktan. Bekleyeceğini biliyordum...
Nefes nefese yanıma gelince anlattı. Final sınavına girmezsem bütünleme hakkımda olmayacaktı.Girdim, kağıdı boş verdim.Hızla taksiye koşarken ayakkabımın topuğu kırıldı, önce yurda uğrayıp ayakkabımı değişmem gerekti.Bu yüzden geç kaldım.Çok geç kaldım, ama senin beklemeyip sinemaya girmiş olacağın bir an aklımdan geçmedi.Bekleyeceğini biliyordum...
İşte bu...
Sonra mı ne oldu?...Ayrı hikaye...10 yıl önce okumuş olanlar hatırlarlar o ayrı hikayeyi...
Bugün demek istediğim...
Sevgilinize sakın vakit yokluğundan şikayet etmeyin.Vakit yokluğunu sakın ola özür yapmayın.Yapıyorsanız, sevgili değilsinizdir zaten!
Sevmek o vakti yaratmak, sevmek o vaktin yaratılacağına inanmaktır!

(Hıncal Uluç)

Reply With Quote


  #2 (permalink)  
Old 2006-02-13, 21:04
ayse`'s Avatar
Senior Member
 
Join Date: Nov 2005
Posts: 861
ayse` is on a distinguished road
Default

O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna
düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup
kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple
çekiyorsanız bu hislerin...
O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine,
bir akrep kadar hain...
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz
edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi
kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,
ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor,
siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki
ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse...
elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O'nun yüzü pembeyse,
kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O... her roman
O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...
bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç
diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor,
iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...
iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor,
dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor,
vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O
anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni
aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi
taşıyorsanız gün boyu...
hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...
O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu
hürmetine...
uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor
yoksa...
dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece
ilgilendirmiyorsa,
nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz
bile akıl erdiremiyorsanız...
kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura
baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı
sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize
rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

...o halde bugün sizin gününüz!.."Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz


Can DUNDAR
Reply With Quote


Reply

Thread Tools
Display Modes

Posting Rules
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
Smilies are On
[IMG] code is On
HTML code is Off
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are On


Similar Threads
Thread Thread Starter Forum Replies Last Post
Arkadaş-sevgili Olabilmek ashiel1 Off Topic 18 2008-11-14 14:08
dost ve arkadas zbooo General grammar questions (EFL / ESL) 5 2006-04-15 13:13
Dost dedigin... raditg Off Topic 7 2005-12-22 23:30
Dost Dediğin (Mevlana) ecerce Off Topic 10 2005-09-01 10:42
ArkadaŞ no_o_ne Song writing & lyrics 11 2005-04-12 19:42


All times are GMT +3. The time now is 07:38. (Turkiye time zone)


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.2
Copyright © 1999-2009 seslisozluk.com. All rights reserved. Her hakkı saklıdır.