Seslisozluk.com Forums   Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers


Go Back   Seslisozluk.com Forums > English language help, discussion and fun > Articles

Reply
 
LinkBack Thread Tools Display Modes
  #1 (permalink)  
Old 2005-06-15, 22:59
Banned
 
Join Date: May 2005
Posts: 18
ashleyy is on a distinguished road
Default sana veda ettiğimde,

sana veda ettiğimde, yine bir menekşe aldım.. mor olanından.. hani şu küçük bir saksıya yalnız başına dikilen, sonra solsun diye beklenen, rengi solmayan ama bir gün ansızın kaçıp giden.. işte o menekşeden aldım..

ama bu sefer içimden bir dilek tuttum.. dedim ki, sen gitmezsen menekşe, ben de gitmem.. sen kal, ben de kalayım.. eğer uslu durursan, bu bir veda olmayacak..

sana veda ettiğimde, yarım bıraktığım bütün öykülerimi bir daha okudum.. iyi ki yarım kalmışlar dedim.. sonra, hepsini birbirine bağladım.. ama hep aynı cümleyle: “keşke farklı olsaydı, belki de böyle:”

saçlarımı kestirdim, kırmızıya boyattım.. menekşenin bir yaprağını kopardım..

bir şişe kırmızı şarap, bir paket gitane aldım.. filtresiz.. bütün pencereleri kapattım, ışıkları söndürdüm.. içim daraldı, tekrar açtım.. sezen’in son şarkılarını dinledim.. aklıma çok eskiden duyduğum bir söz geldi: “aşk, sezen şarkılarını anlamaktır” bi nane anlamadım.. ama sevdim, çok sevdim.. yaşlanıyorum ya, normaldir dedim..


evdeki gofretleri bitirdim, çöpü kapıya koydum.. menekşenin iki yaprağını daha kopardım..

bir arkadaşıma, “noolacak lan benim bu halim?” dedim.. “iyisin iyi, devam et” dedi.. sonra birlikte taa kadıköy’e kadar yürüdük.. beşiktaş iskelesinin yanında ben biraz ağladım, açıldım.. yemek yedik, dinlendik.. gece oldu, dönmedik.. çok geç oldu, sarhoş olduk.. eski günlerden konuştuk, “sen gittin, reytingler düştü” dedi.. güldük, güldük.. öyle güldük ki, peşimize kendilerine güldüğümüzü sanan adamlar takıldı, korkup kaçtık..

eve geldim, makyajımı temizledim.. menekşenin bir yaprağı daha gitti..

sana veda ettiğimde, mavi aynı mavi, hava güzel, kedi yine huysuz, türküler yine aynı türkülerdi.. “erzurum çarşı pazar, leylim aman aman”.. ama bu sefer hiç yüz vermedim..

küçük harflerle başlayan cümlelerimi düzelttim, sonlarına tek nokta koydum.. küstüler bana, özür diledim.. hiç tanımadığım insanlara mail yazdım, iki nokta üst üste koyup bir de parantez kapattım.. canım sıkıldı, yeni bir kitap okumaya başladım “rüyalar, masallar, mitoslar”.. makarna yaptım, pazartesi diyete başladım, annemin ördüğü atkıyı taktım boynuma, son moda bağladım..

yan komşuma merhaba dedim, kadın şaşırdı.. utandım.. menekşenin son yaprağını da kopardım..

sana veda ettiğimde,

sana veda ettiğimde, “oh be!” dedim.. sonra shockhaber’e bi bakayım dedim, baktım bir soru: “dünya’ya en yakın yıldız hangisidir?”.. “alfa century, 4 ışık yılı” dedim.. meğer güneşmiş.. bildiğimiz güneş.. “kesin salaksın sen kızım” dedim..

küçük saksıyı atmaya kıyamadım, sakladım..
Reply With Quote


  #2 (permalink)  
Old 2005-06-15, 23:49
Senior Member
 
Join Date: Mar 2005
Location: the city that never sleeps
Posts: 914
khbanu is on a distinguished road
Default

bana veda ettiginde milyonlarca ani birakmistin bana dokuz gun icinde... yine... yine cunku ondort ay once sen bana veda ettiginde de bir suru ani yigmistin evimin mutfagina, salonuna, televizyonuma, aynama, vcd playerima... seni uzak bir kitanin uzak bir ulkesine havaalanindan yolcu edip geri dondugumde, kapida biraktigin terliklerin karsilamisti beni. bogazimda yutamadigim bir yumruk (belki de icimden cikmak isteyen kalbim gelip dayanmisti bogazima, kimbilir?..), kafamda "biliyordun gidecegini, hadi simdi basetmeye basla , artik zamanidir." diyen kendime konusan kendi sesim, gozumun onune bir buzlu cam koyulmus gibi, onumu gormemi bile engelleyen gozyaslarim... bunlar gecti... bir kac gun icinde, terlikler, kalbim, gozlerimin onundeki cam sandigim gozyaslarim, hepsi bir kac gun icinde yerlerini buldular. sonra anilar geldiii... hangi kisim daha zordu bilemiyorum. aciyi cekip kaniksamak ve artik aci cekmedigini sanmak mi, yoksa, bir daha asla yasayamayacagini bildigin anilari hatirlamak mi... birseyleri taklit etmeye basladim senden sonra. beraber yaptigimiz seyleri yapmaya calistim yine. gece cikip arabayla dolastim, biryerlere park edip sevdigimiz sarkilari dinledim, evinin onune gittim her gece. isyerimde telefonumu elime alip sanki yeni gelmisler gibi bana aylar once cektigin mesajlari okudum tekrar tekrar. cep telefonumun sana ozel melodisini tum aramalar icin sectim, sen aramissin gibi hissedeyim caldiginda diye. beyin bir garip calisiyor, senin aradigini sandim her telefon calisinda, imkansiz oldugunu bilerek. telefonu her acisimda senin olmadigini tekrar tekrar anlamak icimi daha cok acitti ama vazgecmedim, degistirmedim melodiyi... sonra senin yakinindaki baska bir ulkeye geldim. dilini, dinini, yasamini bilmedigim bir ulkede yalniz basimaydim, sen komsu ulkenin obur ucundaydin ama en azindan ayni kitadaydik artik. bu bile teselliydi benim icin. 'paylastigimiz bi gokyuzu' bile yoktu, hatta okyanuslarimiz bile farkliydi. ama olsun, seninle ayni kitadaydik ya, ayni evde ayri odalarda kadar yakindik bence. sonra senin yanina geldim. ayrildiktan, sen gittikten tam bir yil dort gun sonra senin yanina geldim. hayatimin en guzel uc gununu gecirdim seninle. ayni okyanus kiyisinda yuruduk, yagmurda, guneste. uzerine bir de ucak kacirdim ve bir gun daha kaldim yaninda. "tamam" dedik, "bize gereken dort gunmus, uc gun gozlerimizi kurutmaya yetmezdi, simdi daha iyiyiz." sonra sen geldin benim yanima ve yine anilari yigmaya basladik. sabaha kadar mazhar-fuat-ozkan, teoman, candan dinledik, yine agladim ben. sen yanimdaydin ve durumumuza pek de uygun olarak ayrilik sarkilari, bir daha birbirini gorememe uzerine yazilmis acimasiz sozler dinledik birbirimize sarilarak, alnimizdan operek, saclarimizi koklayarak... tas degil, yurek bu... dayanamiyordum. ayni seyi tekrar tekrar yasamak, ani biriktirmek ve bunlari tekrar tekrar hatirlayip her seferinde basinctan pespese patlayan devasa cam duvarlarin kiriklarini parmaklarimla ayiklamak istemiyorum artik icimden... baska bir yolu olmali...
dokuz gunun ardindan bir yigin ani biraktin yine bana. "bitti, buraya kadarmis dedim, unuttum bile dedim" diye, kendimi sozle avutmak da istemiyorum, "son kez" olan hicbirseyi kabul etmek de. hem de son kez oldugunu bilerek ve birbirimize "son kez" oldugunu soyleyerek. bir yolu olmali. bu aci fazla. ...
Reply With Quote


  #3 (permalink)  
Old 2005-06-16, 09:19
Banned
 
Join Date: May 2005
Posts: 18
ashleyy is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by khbanu
bana veda ettiginde milyonlarca ani birakmistin bana dokuz gun icinde... yine... yine cunku ondort ay once sen bana veda ettiginde de bir suru ani yigmistin evimin mutfagina, salonuna, televizyonuma, aynama, vcd playerima... seni uzak bir kitanin uzak bir ulkesine havaalanindan yolcu edip geri dondugumde, kapida biraktigin terliklerin karsilamisti beni. bogazimda yutamadigim bir yumruk (belki de icimden cikmak isteyen kalbim gelip dayanmisti bogazima, kimbilir?..), kafamda "biliyordun gidecegini, hadi simdi basetmeye basla , artik zamanidir." diyen kendime konusan kendi sesim, gozumun onune bir buzlu cam koyulmus gibi, onumu gormemi bile engelleyen gozyaslarim... bunlar gecti... bir kac gun icinde, terlikler, kalbim, gozlerimin onundeki cam sandigim gozyaslarim, hepsi bir kac gun icinde yerlerini buldular. sonra anilar geldiii... hangi kisim daha zordu bilemiyorum. aciyi cekip kaniksamak ve artik aci cekmedigini sanmak mi, yoksa, bir daha asla yasayamayacagini bildigin anilari hatirlamak mi... birseyleri taklit etmeye basladim senden sonra. beraber yaptigimiz seyleri yapmaya calistim yine. gece cikip arabayla dolastim, biryerlere park edip sevdigimiz sarkilari dinledim, evinin onune gittim her gece. isyerimde telefonumu elime alip sanki yeni gelmisler gibi bana aylar once cektigin mesajlari okudum tekrar tekrar. cep telefonumun sana ozel melodisini tum aramalar icin sectim, sen aramissin gibi hissedeyim caldiginda diye. beyin bir garip calisiyor, senin aradigini sandim her telefon calisinda, imkansiz oldugunu bilerek. telefonu her acisimda senin olmadigini tekrar tekrar anlamak icimi daha cok acitti ama vazgecmedim, degistirmedim melodiyi... sonra senin yakinindaki baska bir ulkeye geldim. dilini, dinini, yasamini bilmedigim bir ulkede yalniz basimaydim, sen komsu ulkenin obur ucundaydin ama en azindan ayni kitadaydik artik. bu bile teselliydi benim icin. 'paylastigimiz bi gokyuzu' bile yoktu, hatta okyanuslarimiz bile farkliydi. ama olsun, seninle ayni kitadaydik ya, ayni evde ayri odalarda kadar yakindik bence. sonra senin yanina geldim. ayrildiktan, sen gittikten tam bir yil dort gun sonra senin yanina geldim. hayatimin en guzel uc gununu gecirdim seninle. ayni okyanus kiyisinda yuruduk, yagmurda, guneste. uzerine bir de ucak kacirdim ve bir gun daha kaldim yaninda. "tamam" dedik, "bize gereken dort gunmus, uc gun gozlerimizi kurutmaya yetmezdi, simdi daha iyiyiz." sonra sen geldin benim yanima ve yine anilari yigmaya basladik. sabaha kadar mazhar-fuat-ozkan, teoman, candan dinledik, yine agladim ben. sen yanimdaydin ve durumumuza pek de uygun olarak ayrilik sarkilari, bir daha birbirini gorememe uzerine yazilmis acimasiz sozler dinledik birbirimize sarilarak, alnimizdan operek, saclarimizi koklayarak... tas degil, yurek bu... dayanamiyordum. ayni seyi tekrar tekrar yasamak, ani biriktirmek ve bunlari tekrar tekrar hatirlayip her seferinde basinctan pespese patlayan devasa cam duvarlarin kiriklarini parmaklarimla ayiklamak istemiyorum artik icimden... baska bir yolu olmali...
dokuz gunun ardindan bir yigin ani biraktin yine bana. "bitti, buraya kadarmis dedim, unuttum bile dedim" diye, kendimi sozle avutmak da istemiyorum, "son kez" olan hicbirseyi kabul etmek de. hem de son kez oldugunu bilerek ve birbirimize "son kez" oldugunu soyleyerek. bir yolu olmali. bu aci fazla. ...
ya elıne koluna saglık cok guzel olmus oyle kaldım okurken helal olsun
Reply With Quote


  #4 (permalink)  
Old 2005-06-16, 09:28
Banned
 
Join Date: May 2005
Posts: 18
ashleyy is on a distinguished road
Default

İlk defa

Aslında bu sayfaya; Şöyle büyük harflerle, SENİ SEVİYORUM'diye yazmalıydım. Sen okumalıydın tabi ilk defa kızmalıydın bana ilk defa susmalıydı gülen gözlerin susuz yıldızlar indiğinde gözpınarlarına gece ilk defa ağlamalıydın. Gözlerinin ne güzel olduğunu yazmalıydım sonra, Bakışlarını herkeslerden kaçırmalıydın, Belkide lanetler okumalıydın bana, Belkide perdeleri örtük bir gecede Cesaretlenip bakmalıydın kırık bir aynaya; ilk defa gözlerinden korkmalıydın..
Reply With Quote


  #5 (permalink)  
Old 2005-06-16, 14:32
domestos's Avatar
Banned
 
Join Date: May 2004
Location: izmir
Posts: 461
domestos is on a distinguished road
Send a message via MSN to domestos
Default

şu gelen yar olaydı
elinde nar olaydı
ikimiz bir gömlekte
yakası dar olaydı
Reply With Quote


  #6 (permalink)  
Old 2005-06-16, 14:39
oztasyurek's Avatar
Senior Member
 
Join Date: May 2005
Posts: 1,060
oztasyurek is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by khbanu
bana veda ettiginde milyonlarca ani birakmistin bana dokuz gun icinde... yine... yine cunku ondort ay once sen bana veda ettiginde de bir suru ani yigmistin evimin mutfagina, salonuna, televizyonuma, aynama, vcd playerima... seni uzak bir kitanin uzak bir ulkesine havaalanindan yolcu edip geri dondugumde, kapida biraktigin terliklerin karsilamisti beni. bogazimda yutamadigim bir yumruk (belki de icimden cikmak isteyen kalbim gelip dayanmisti bogazima, kimbilir?..), kafamda "biliyordun gidecegini, hadi simdi basetmeye basla , artik zamanidir." diyen kendime konusan kendi sesim, gozumun onune bir buzlu cam koyulmus gibi, onumu gormemi bile engelleyen gozyaslarim... bunlar gecti... bir kac gun icinde, terlikler, kalbim, gozlerimin onundeki cam sandigim gozyaslarim, hepsi bir kac gun icinde yerlerini buldular. sonra anilar geldiii... hangi kisim daha zordu bilemiyorum. aciyi cekip kaniksamak ve artik aci cekmedigini sanmak mi, yoksa, bir daha asla yasayamayacagini bildigin anilari hatirlamak mi... birseyleri taklit etmeye basladim senden sonra. beraber yaptigimiz seyleri yapmaya calistim yine. gece cikip arabayla dolastim, biryerlere park edip sevdigimiz sarkilari dinledim, evinin onune gittim her gece. isyerimde telefonumu elime alip sanki yeni gelmisler gibi bana aylar once cektigin mesajlari okudum tekrar tekrar. cep telefonumun sana ozel melodisini tum aramalar icin sectim, sen aramissin gibi hissedeyim caldiginda diye. beyin bir garip calisiyor, senin aradigini sandim her telefon calisinda, imkansiz oldugunu bilerek. telefonu her acisimda senin olmadigini tekrar tekrar anlamak icimi daha cok acitti ama vazgecmedim, degistirmedim melodiyi... sonra senin yakinindaki baska bir ulkeye geldim. dilini, dinini, yasamini bilmedigim bir ulkede yalniz basimaydim, sen komsu ulkenin obur ucundaydin ama en azindan ayni kitadaydik artik. bu bile teselliydi benim icin. 'paylastigimiz bi gokyuzu' bile yoktu, hatta okyanuslarimiz bile farkliydi. ama olsun, seninle ayni kitadaydik ya, ayni evde ayri odalarda kadar yakindik bence. sonra senin yanina geldim. ayrildiktan, sen gittikten tam bir yil dort gun sonra senin yanina geldim. hayatimin en guzel uc gununu gecirdim seninle. ayni okyanus kiyisinda yuruduk, yagmurda, guneste. uzerine bir de ucak kacirdim ve bir gun daha kaldim yaninda. "tamam" dedik, "bize gereken dort gunmus, uc gun gozlerimizi kurutmaya yetmezdi, simdi daha iyiyiz." sonra sen geldin benim yanima ve yine anilari yigmaya basladik. sabaha kadar mazhar-fuat-ozkan, teoman, candan dinledik, yine agladim ben. sen yanimdaydin ve durumumuza pek de uygun olarak ayrilik sarkilari, bir daha birbirini gorememe uzerine yazilmis acimasiz sozler dinledik birbirimize sarilarak, alnimizdan operek, saclarimizi koklayarak... tas degil, yurek bu... dayanamiyordum. ayni seyi tekrar tekrar yasamak, ani biriktirmek ve bunlari tekrar tekrar hatirlayip her seferinde basinctan pespese patlayan devasa cam duvarlarin kiriklarini parmaklarimla ayiklamak istemiyorum artik icimden... baska bir yolu olmali...
dokuz gunun ardindan bir yigin ani biraktin yine bana. "bitti, buraya kadarmis dedim, unuttum bile dedim" diye, kendimi sozle avutmak da istemiyorum, "son kez" olan hicbirseyi kabul etmek de. hem de son kez oldugunu bilerek ve birbirimize "son kez" oldugunu soyleyerek. bir yolu olmali. bu aci fazla. ...
ya insanlar ne güzel ifade edebiliyor duygularını... birazcık bana da bulaşsa hiç fena olmaz hani... bir daha anlattığım şeyi anlamayanlara hiç kızmicam, demek ki özür anlamayanda değil, anlatamayan bendeymiş...
Reply With Quote


  #7 (permalink)  
Old 2005-06-16, 14:47
domestos's Avatar
Banned
 
Join Date: May 2004
Location: izmir
Posts: 461
domestos is on a distinguished road
Send a message via MSN to domestos
Default

sana veda ettiğimde
bir resmin kaldı elimde
gözün kör olsun herif
alamadın son bir hediye

bana veda ettiğinde
bir resmim kaldı elinde
başka bişe bırakmadım sana
akrep var cebimde
Reply With Quote


  #8 (permalink)  
Old 2005-06-16, 18:30
Senior Member
 
Join Date: Mar 2005
Location: the city that never sleeps
Posts: 914
khbanu is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by ashleyy
ya elıne koluna saglık cok guzel olmus oyle kaldım okurken helal olsun
merhaba ashleyy, sen bana ilham verdin seninkiler kadar guzel olmasa da yazdim iste
Reply With Quote


  #9 (permalink)  
Old 2005-06-16, 18:33
Senior Member
 
Join Date: Mar 2005
Location: the city that never sleeps
Posts: 914
khbanu is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by oztasyurek
ya insanlar ne güzel ifade edebiliyor duygularını... birazcık bana da bulaşsa hiç fena olmaz hani... bir daha anlattığım şeyi anlamayanlara hiç kızmicam, demek ki özür anlamayanda değil, anlatamayan bendeymiş...
oztasyurek, don't give up, keep trying. bence is duygulari ifade edebilmekten ziyade o duygulari hissettirebilende tesekkurler askima.
Reply With Quote


  #10 (permalink)  
Old 2005-06-16, 19:02
Banned
 
Join Date: May 2005
Posts: 18
ashleyy is on a distinguished road
Default

Her şeyin bir adı vardır da ben sende yaşadıklarıma bulamadım bir ad koklarsın, gül dersin duyarsın, ezgi dersin tadarsın, ekmek dersin dokunursun, sıcak bir el dersin.ben dokundum sana, yüksek bir direnç yüklendim tadamadım ekmek tazeliğinde sevgini baktım da gözlerinde boğuldum, tutunamadım kirpiklerine ezgi saflığında sesin kaldı kulaklarımda. çiçeklerle harmanlanmış kokun kaldı çekiniyorum soluk alırken, başka kokular karışmasın diye. dedim ya güzelim, koyamadım adını sende ürpertilerimi duyduğum çırpınışları, konuşurken sesimin sende düğümlenişini. aşamadım gönlümden beynime uzamış uçurumu. sunsam her şeyiyle bu sevdayı ellerine sen koyabilir misin adını göğüs gerebilir misin bu sevdanın amansız dalgalarına
Reply With Quote


Reply

Thread Tools
Display Modes

Posting Rules
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
Smilies are On
[IMG] code is On
HTML code is Off
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are On


Similar Threads
Thread Thread Starter Forum Replies Last Post
ölürüm sana kemal00 General grammar questions (EFL / ESL) 53 2005-08-06 03:18
sadece sana II suildur Song writing & lyrics 4 2005-05-08 07:39
sessiz veda erturkk Articles 8 2005-04-25 06:19
sana ashiel1 Song writing & lyrics 1 2005-04-18 18:08
Elbetteki Sana suildur Reading and writing 98 2005-03-21 16:08


All times are GMT +3. The time now is 08:21. (Turkiye time zone)


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.2
Copyright © 1999-2009 seslisozluk.com. All rights reserved. Her hakkı saklıdır.