Seslisozluk.com Forums   Sözlük - Lost Password - Edit Account
Word Requests x Others | Helpful Answers


Go Back   Seslisozluk.com Forums > English language help, discussion and fun > Articles

Reply
 
LinkBack Thread Tools Display Modes
  #1 (permalink)  
Old 2008-09-19, 02:34
sudeabra's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Oct 2006
Posts: 457
sudeabra is on a distinguished road
Default Can Dündar'dan...

Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni zamanda da... Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kurumainanmamaktan geçiyor.Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar?Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi...Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmalı ki, kadına 'hot' dediğinde oturmalı kadın... Yâda yumuşatıyorlar;-Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçükolmalıymış yaşı... Eğitimde de böyle... Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmışlayıkı...EŞİM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'hot' dememe gerek kaldı 17 senede, ne debenden önce çöktü...Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti,-'Ooo Can bey kapmışınız çıtırı' esprilerine muhatap dahi oldum. EŞİM 3 ÜNİVERSİTE BİTİRDİ; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım... Kulağa gelen müziktekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran...Bunu unutmadık biz.Ben konuşurken o dinledi, ben dinlerken o konuştu 17 sene.O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bitanem...' dedik,Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bi de böyle düşün' de dedik fikrimizisavunurken.Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savaşanneferlerdik bu hayatta...Asla bilmedik ne kadar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan gerektiğikadar aldık..Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayankarşı cins diye sorgulamadık da ama...Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'güven'... Ve güvenin ardınasaklanmış bir 'saygı' vardı daima...Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yaşayacaktık...Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamın dışında yattımbi gece, misafir odasında...Gece yarısı kapı açıldı esim;-'Ne yapıyorsun burada?' diye sordu kapının eşiğinden, 'uyuyorum' dedimbuz gibi bi sesle... Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elindeyastıkla... 'kay yana' dedi daracık yatakta. 'ne yapıyorsun?' dediğimde'benim yerim senin yanın, sen gelmezsen ben gelirim' dedi...Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine kadar sürecek...Ve bence doğrusu da bu...Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde kavga ettik, yatak odamız hariç.Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadık birbirimize...Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu b elki de 41 inci çift olacaktık o listede...Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Nede olsa bizim oyunumuzdu oynanan...Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bir oyun bence...Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne de bizim sözlerimizle...Sadece gönlünüzden geçtiğince... Dediği gibi Ataol Behramoğlu'nun;'...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrenekarışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır.Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana... CAN DÜNDAR Hayat kısa gelen bir battaniye gibidir.Yukarı çekersin ayak parmakların isyan eder.Aşağı çekersin omuzların titrer.Ama yine de, neşeli insanlar dizlerini karınlarına çeker, rahat bir uykuuyumayı başarır...

bunu bana yollayan arkadaşı beklemeden hemen buraya aktardım bence ornek alınması gereken bır evlılık modelı bu tesekkurler caretta 24 ...

Last edited by sudeabra; 2008-09-19 at 02:36.
Reply With Quote


  #2 (permalink)  
Old 2008-09-19, 10:05
msky's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Jan 2005
Posts: 746
msky is on a distinguished road
Default

Evet güzelmiş
Reply With Quote


  #3 (permalink)  
Old 2008-09-19, 16:25
teq_vod's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Jul 2008
Location: Istanbul
Posts: 422
teq_vod is on a distinguished road
Default

bencede yaşın çok önemi yok ama her zaman yakın yaş iyidir kuşak farkı olmaması açısından, eğitiminde birbirine yakın olmasında yarar var diye düşünüyorum
Reply With Quote


  #4 (permalink)  
Old 2008-09-19, 16:48
msky's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Jan 2005
Posts: 746
msky is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by teq_vod View Post
bencede yaşın çok önemi yok ama her zaman yakın yaş iyidir kuşak farkı olmaması açısından, eğitiminde birbirine yakın olmasında yarar var diye düşünüyorum
Çok mantıklı...bence bu kadarı formatlamak yaniii...öle şey mi olur??
Reply With Quote


  #5 (permalink)  
Old 2008-09-19, 16:49
teq_vod's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Jul 2008
Location: Istanbul
Posts: 422
teq_vod is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by msky View Post
Çok mantıklı...bence bu kadarı formatlamak yaniii...öle şey mi olur??
anlamadım?
Reply With Quote


  #6 (permalink)  
Old 2008-09-19, 17:02
msky's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Jan 2005
Posts: 746
msky is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by teq_vod View Post
anlamadım?
Evliliği bazı kurallara uymak zorunda olan matematiksel bir işlemmiş gibi düşünmemek lazım bence.Format derken kastettiğim budur.Her evliliğin kendine özgü bir düzeni ve yazarın da dile getirdiği gibi kendi kuralları vardır zaten..
Reply With Quote


  #7 (permalink)  
Old 2008-09-19, 17:05
teq_vod's Avatar
Senior Member
 
Join Date: Jul 2008
Location: Istanbul
Posts: 422
teq_vod is on a distinguished road
Default

Quote:
Originally Posted by msky View Post
Evliliği bazı kurallara uymak zorunda olan matematiksel bir işlemmiş gibi düşünmemek lazım bence.Format derken kastettiğim budur.Her evliliğin kendine özgü bir düzeni ve yazarın da dile getirdiği gibi kendi kuralları vardır zaten..

bende aynen katılıyorum
Reply With Quote


  #8 (permalink)  
Old 2009-06-04, 00:03
ayse`'s Avatar
Senior Member
 
Join Date: Nov 2005
Posts: 861
ayse` is on a distinguished road
Default İki Liralık Hayatlar

Günlerdir 2 demir lirayı elimde çevirip duruyorum.

2 Türk lirası...

Bazılarınız yere düşse eğilip almazsınız.

Para üstü olsa aldırmazsınız.

Harçlık diye, bahşiş diye, sadaka diye verilse surat asarsınız.

Hepi topu 2 lira....


* * *


6 Şubat gecesi Şanlıurfa'ya çok yağmur yağdı.


Ceylanpınar Tarım İşletmesi arazisi içinde bulunan Çırpı Deresi taştı; üzerindeki stabilize geçişi tahrip etti.


O geçişten bir kamyon geçmeye çalışıyordu o gece...


Kamyonun kasasına 44 kişi binmişti. Çoğu kadın ve çocuktu.


Tarım İşletmeleri çiftliğine, koyun sağmaya gidiyorlardı.


Kamyonun şoförü yolun çöktüğünü fark etmedi; araç Çırpı Deresi'ne uçtu.


Kasadaki 44 kişi dereye döküldü; sürüklendiler.


Kamyonun kasasına tutunmayı başaran 33 kişi kurtarıldı.


Kurtarılanlar Ceylanpınar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.


Sel sularına kapılan 2 işçi, Elma ve Hacer Kaya öldü.

Halil, Ahmet, Emine ve Anuç Ete kayboldu.
Zehra ve Hatun Kaya kayboldu. Naile Çorak, Fatma Merç, Halfe Ayberk kayboldu.
Adları ilk kez haberlerde duyuldu.


* * *


Gece, arama kurtarma çalışmaları başladı. Dalgıçlar sabaha kadar derede işçi aradılar. Derenin Suriye tarafında da Suriyeliler çalıştı. Sonuç alınamadı.


Kazayla ilgili olarak Ceylanpınar Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Çiftlikte süt sağımı işini yaptıran müteahhit Celal Ulukaya gözaltına alındı. Bu gözaltının nedeni, kurtulan işçiler konuşunca anlaşıldı.
Kazazedelerden Halil Ertuğrul 10 yıla yakın süre bu işi yapmıştı. Çiftlikteki sağım işinden günde 2 lira kazanıyorlardı.


Ertuğrul, "Niye çalışıyorsun o zaman" sorusuna kısa bir yanıt verdi:

"Mecburum. İş yok."


* * *


Günde 2 liradan ayda 60 lira...


44 işçiyi Çırpı Deresi'ne sürükleyen, 11'ini yağmur sularından bir selde boğan ekmek kavgasının bedeli bu...


İşsizlik illetine düşmüş fukaraları "Hiç yoktan iyi" tesellisiyle kandıran müteahhitlerin ucuz işgücüne biçtikleri değer...


2 demir lira...


Günlerdir elimde çevirip durduğum 2 metelik...


2 paralık hayatların can pahası..


Harçlık isteyen çocuklara bu yazıyla birlikte veriniz.


Hayat dersi niyetine!...


Can DÜNDAR
Reply With Quote


  #9 (permalink)  
Old 2009-06-04, 00:11
aybenayben's Avatar
 
Join Date: Mar 2006
Location: İzmir
Posts: 6,070
aybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond repute
Default

Eğer ;

O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...



sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,



ve O, her durduğunuz yerde duruyor,


her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,


hüzünlendikçe ağlıyorsa...


dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu


bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...


hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,


O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...


her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...


her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...


bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez


özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,


iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...


iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...


eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın


O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...


kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...


özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...


hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...


O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,


vuslat sehere denkse...


gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;


bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...


uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...


dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,


bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...


Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,


sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...


...o halde bugün sizin gününüz!..


"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.



Can Dündar
Reply With Quote


  #10 (permalink)  
Old 2009-06-04, 00:13
aybenayben's Avatar
 
Join Date: Mar 2006
Location: İzmir
Posts: 6,070
aybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond reputeaybenayben has a reputation beyond repute
Default

Dost...


Kocaman bir karışıklığın içine düştüğümde, doğrulardan da, yanlışlardan da vazgeçtiğimde...

Durduğumda, bir yere gitmediğimde ya da arkama dönüp bakmadığımda, son sürat uzaklaştığımda...

Dört yanıma yüksek duvarlar örüp, ayaklarıma kalın zincirler bağladığımda ya da duvarlarımı yıkıp boşluğa ağladığımda...

Soracak sorum, aradığım cevap varken, kımıldayacak gücüm olmadığında...

Öylece kalakaldığımda yani... Öylece... Kalakaldığımda...

Körfezden esen rüzgara yüzümü vermek, Marmara'yı uçurmak, billur yapıp savurmak ve mutlaka serinlemek gibidir bir dostla konuşmak.
Bu ne büyük bir nimettir.
Hani bir gelinize bakar yanınızda olmak için.Belki konuşmak, belki saatlerce susmak için.

Vardır
Bilirsiniz
İki eli kızıl kanda olsa çıkıp gelecektir, eminsinizdir

Bunu bildiğinizden hayat üstünüze, üstünüze geldiğinde, kirpi gibi dikenlerini çıkarmak, kaplumbağa gibi kabuğuna çekilmek ya da derin su balıkları gibi en derinlerde bir kaya dibine gizlenmek yerine...
Dosta sığınır insan.

O yüzden " İyi ki varsın.." dendiğinde, dudaklar değil, yürektir konuşan.

Can Dündar
Reply With Quote


Reply

Thread Tools
Display Modes

Posting Rules
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
Smilies are On
[IMG] code is On
HTML code is Off
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are On


Similar Threads
Thread Thread Starter Forum Replies Last Post
Can Dündar'dan coffee Reading and writing 3 2005-09-03 23:43


All times are GMT +3. The time now is 06:03. (Turkiye time zone)


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.2
Copyright © 1999-2009 seslisozluk.com. All rights reserved. Her hakkı saklıdır.